Hizb 53

 
00:00

vemâ ḫalaḳtü-lcinne vel'inse illâ liya`büdûn.

Arapça:

وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْإِنسَ إِلَّا لِيَعْبُدُونِ

Türkçe:

Ben, cinleri ve insanları bana ibadet etmeleri/benim için iş yapıp değer üretmeleri dışında bir şey için yaratmadım.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.

Diyanet Vakfı:

Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.

İngilizce:

I have only created Jinns and men, that they may serve Me.

Fransızca:

Je n'ai créé les djinns et les hommes que pour qu'ils M'adorent.

Almanca:

Und ICH erschuf die Dschinn und die Menschen nur, um Mir zu dienen.

Rusça:

Я сотворил джиннов и людей только для того, чтобы они поклонялись Мне.

Açıklama:
 
00:00

mâ ürîdü minhüm mir rizḳiv vemâ ürîdü ey yuṭ`imûn.

Arapça:

مَا أُرِيدُ مِنْهُم مِّن رِّزْقٍ وَمَا أُرِيدُ أَن يُطْعِمُونِ

Türkçe:

Ben onlardan rızık istemiyorum. Beni yedirip doyurmalarını da istemiyorum.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Ben onlardan herhangi bir rızık istemiyorum. Beni yedirmelerini de istemiyorum.

Diyanet Vakfı:

Ben onlardan rızık istemiyorum. Beni doyurmalarını da istemiyorum.

İngilizce:

No Sustenance do I require of them, nor do I require that they should feed Me.

Fransızca:

Je ne cherche pas d'eux une subsistance; et Je ne veux pas qu'ils me nourrissent.

Almanca:

ICH will von ihnen keinerlei Rizq, und ICH will nicht, daß sie Mich speisen.

Rusça:

Я не хочу от них никакого удела и не хочу, чтобы они кормили Меня.

Açıklama:
 
00:00

inne-llâhe hüve-rrazzâḳu ẕü-lḳuvveti-lmetîn.

Arapça:

إِنَّ اللَّهَ هُوَ الرَّزَّاقُ ذُو الْقُوَّةِ الْمَتِينُ

Türkçe:

Hiç kuşkusuz, Allah Rezzâk'tır, bol bol rızık verir. Kuvvet sahibidir, Metîn'dir, güçlü ve dayanıklıdır.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Şüphesiz ki, rızık veren O sağlam kuvvet sahibi olan Allah'tır.

Diyanet Vakfı:

Şüphesiz rızık veren, güç ve kuvvet sahibi olan ancak Allah'tır.

İngilizce:

For Allah is He Who gives (all) Sustenance,- Lord of Power,- Steadfast (for ever).

Fransızca:

En vérité, c'est Allah qui est le Grand Pourvoyeur, Le Détenteur de la force, l'Inébranlable.

Almanca:

Gewiß, ALLAH ist Der wahre reichlich Rizq-Gewährende, Der mit der Allkraft, Der absolut Solide.

Rusça:

Воистину, Аллах является Наделяющим уделом, Обладающим могуществом, Крепким.

Açıklama:
 
00:00

feinne lilleẕîne żalemû ẕenûbem miŝle ẕenûbi aṣḥâbihim felâ yesta`cilûn.

Arapça:

فَإِنَّ لِلَّذِينَ ظَلَمُوا ذَنُوبًا مِّثْلَ ذَنُوبِ أَصْحَابِهِمْ فَلَا يَسْتَعْجِلُونِ

Türkçe:

Şu bir gerçek ki, zulmedenlerin, tıpkı arkadaşlarının günahları gibi günahları vardır. O halde acele etmesinler.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Şüphsiz ki, zulmedenlerin geçmiş arkadaşlarının payı gibi, dolgun bir azab payı vardır. Ama şimdi onu acele istemesinler.

Diyanet Vakfı:

Muhakkak ki bu zulmedenlerin de, geçmişlerinin payı gibi (azaptan) bir payları vardır! O halde acele etmesinler!

İngilizce:

For the Wrong-doers, their portion is like unto the portion of their fellows (of earlier generations): then let them not ask Me to hasten (that portion)!

Fransızca:

Ceux qui ont été injustes auront une part [de tourments]: pareille à celle de leurs compagnons

Almanca:

Denn gewiß, für diejenigen, die Unrecht begingen, ist ein Anteil, wie der Anteil ihrer Weggenossen, so sollen sie nicht zur Eile auffordern!

Rusça:

Воистину, тем, которые поступали несправедливо, уготована доля наказания, подобная доле их товарищей. Пусть же они не торопят Меня.

Açıklama:
 
00:00

feveylül lilleẕîne keferû miy yevmihimü-lleẕî yû`adûn.

Arapça:

فَوَيْلٌ لِّلَّذِينَ كَفَرُوا مِن يَوْمِهِمُ الَّذِي يُوعَدُونَ

Türkçe:

O vaat edildikleri günlerinden dolayı vay kâfirlerin haline!

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Kendilerine vaad edilen günlerinde uğrayacakaları azabdan dolayı vay inkâr edenlerin haline!.

Diyanet Vakfı:

Başlarına gelecek (acı) günlerinden dolayı vay o kafirlerin haline!

İngilizce:

Woe, then, to the Unbelievers, on account of that Day of theirs which they have been promised!

Fransızca:

Malheur donc à ceux qui ont mécru à cause du jour dont ils sont menacés !

Almanca:

Also Niedergang sei denjenigen, die Kufr betrieben haben, an ihrem Tag, der ihnen angedroht wird.

Rusça:

Горе неверующим от того дня их, который им обещан!

Açıklama:
 
00:00

veṭṭûr.

Arapça:

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ وَالطُّورِ

Türkçe:

Yemin olsun Tûra,

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Andolsun Tûr'a,

Diyanet Vakfı:

Tur'a, andolsun ki,

İngilizce:

By the Mount (of Revelation);

Fransızca:

Par At-Tur !

Almanca:

Bei At-tur!

Rusça:

Клянусь горой!

Açıklama:
 
00:00

vekitâbim mesṭûr.

Arapça:

وَكِتَابٍ مَّسْطُورٍ

Türkçe:

Satır satır yazılmış Kitap'a,

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Yayılmış ince deri üzerine, satır satır yazılmış kitaba,

Diyanet Vakfı:

Satır satır yazılmış Kitab'a,

İngilizce:

By a Decree inscribed

Fransızca:

Et par un Livre écrit

Almanca:

Bei der in Zeilen geschriebenen Schrift,

Rusça:

Клянусь Писанием, начертанным

Açıklama:
 
00:00

fî raḳḳim menşûr.

Arapça:

فِي رَقٍّ مَّنشُورٍ

Türkçe:

Ki açılıp yayılmış ince deri üzerine yazılmıştır.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Yayılmış ince deri üzerine, satır satır yazılmış kitaba,

Diyanet Vakfı:

Yayılmış ince deri üzerine,

İngilizce:

In a Scroll unfolded;

Fransızca:

Sur un parchemin déployé !

Almanca:

auf einem entfalteten Pergament.

Rusça:

на развернутой нежной коже!

Açıklama:
 
00:00

velbeyti-lma`mûr.

Arapça:

وَالْبَيْتِ الْمَعْمُورِ

Türkçe:

Yemin olsun düzenli bir biçimde bakılan o eve,

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Ma'mur eve,

Diyanet Vakfı:

Beyt-i Ma'mur'a,

İngilizce:

By the much-frequented Fane;

Fransızca:

et par la Maison peuplée !

Almanca:

Bei Al-bait-ilma'mur !

Rusça:

Клянусь домом наполненным (храмом на седьмом небе)!

Açıklama:
 
00:00

vessaḳfi-lmerfû`.

Arapça:

وَالسَّقْفِ الْمَرْفُوعِ

Türkçe:

Yemin olsun yükseltilmiş tavana,

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Yükseltilmiş tavana,

Diyanet Vakfı:

Yükseltilmiş tavana(göğe),

İngilizce:

By the Canopy Raised High;

Fransızca:

Et par la Voûte élevée !

Almanca:

Bei dem hochgehobenen Dach !

Rusça:

Клянусь кровлей возведенной!

Açıklama:

Sayfalar

Hizb 53 beslemesine abone olun.