
ennâ ṣabebne-lmâe ṣabbâ.
Arapça:
أَنَّا صَبَبْنَا الْمَاءَ صَبًّا
Türkçe:
Biz suyu döktük de döktük.
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
Biz o suyu bol bol döktük.
Diyanet Vakfı:
Yağmurlar yağdırdık,
İngilizce:
For that We pour forth water in abundance,
Fransızca:
C'est Nous qui versons l'eau abondante,
Almanca:
Gewiß, WIR ließen das Wasser im Gießen gießen,
Rusça:
Мы проливаем обильные ливни,
Açıklama:

ŝümme şaḳaḳne-l'arḍa şeḳḳâ.
Arapça:
ثُمَّ شَقَقْنَا الْأَرْضَ شَقًّا
Türkçe:
Sonra yeryüzünü yardık da yardık.
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
Sonra toprağı nasıl da yardık.
Diyanet Vakfı:
Sonra toprağı göz göz yardık,
İngilizce:
And We split the earth in fragments,
Fransızca:
puis Nous fendons la terre par fissures
Almanca:
dann zerrissen WIR die Erde in Rissen,
Rusça:
затем рассекаем землю трещинами
Açıklama:

feembetnâ fîhâ ḥabbâ.
Arapça:
فَأَنبَتْنَا فِيهَا حَبًّا
Türkçe:
Ardından orada dâneler bitirdik.
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
Bu suretle orada ekinler bitirdik.
Diyanet Vakfı:
Bu suretle orada ekinler bitirdik,
İngilizce:
And produce therein corn,
Fransızca:
et y faisons pousser grains,
Almanca:
dann ließen WIR auf ihr Getreide wachsen
Rusça:
и взращиваем на ней злаки,
Açıklama:

ve`inebev veḳaḍbâ.
Arapça:
وَعِنَبًا وَقَضْبًا
Türkçe:
Üzümler, yoncalar,
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
Üzümler, yoncalar,
Diyanet Vakfı:
Üzümler, yoncalar,
İngilizce:
And Grapes and nutritious plants,
Fransızca:
vignobles et légumes,
Almanca:
sowie Rebstöcke und Gemüse,
Rusça:
виноград и люцерну,
Açıklama:

vezeytûnev venaḫlâ.
Arapça:
وَزَيْتُونًا وَنَخْلًا
Türkçe:
Zeytinlikler, hurmalıklar,
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
Zeytinlikler, hurmalıklar,
Diyanet Vakfı:
Zeytinlikler, hurmalıklar,
İngilizce:
And Olives and Dates,
Fransızca:
oliviers et palmiers,
Almanca:
und Olivenbäume und Dattelpalmen
Rusça:
маслины и пальмы,
Açıklama:

veḥadâiḳa gulbâ.
Arapça:
وَحَدَائِقَ غُلْبًا
Türkçe:
Gür çimenli, bol ağaçlı bahçeler,
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
İri ve sık ağaçlı bahçeler,
Diyanet Vakfı:
İri ve sık ağaçlı bahçeler,
İngilizce:
And enclosed Gardens, dense with lofty trees,
Fransızca:
jardins touffus,
Almanca:
und dicht bewachsene Gärten
Rusça:
сады густые,
Açıklama:

vefâkihetev veebbâ.
Arapça:
وَفَاكِهَةً وَأَبًّا
Türkçe:
Meyve, otlak/sebze.
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
Meyveler, çayırlar bitirdik.
Diyanet Vakfı:
Meyveler ve çayırlar bitirdik.
İngilizce:
And fruits and fodder,-
Fransızca:
fruits et herbages,
Almanca:
und Obst und Futter
Rusça:
плоды и травы
Açıklama:

metâ`al leküm velien`âmiküm.
Arapça:
مَّتَاعًا لَّكُمْ وَلِأَنْعَامِكُمْ
Türkçe:
Sizin ve hayvanlarınızın yararına.
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
Siz ve hayvanlarınız faydalansın diye.
Diyanet Vakfı:
(Bütün bunlar) sizi ve hayvanlarınızı yararlandırmak içindir.
İngilizce:
For use and convenience to you and your cattle.
Fransızca:
pour votre jouissance vous et vos bestiaux.
Almanca:
als Verbrauchsgut für euch und eure An'am .
Rusça:
на пользу вам и вашей скотине.
Açıklama:

feiẕâ câeti-ṣṣâḫḫah.
Arapça:
فَإِذَا جَاءَتِ الصَّاخَّةُ
Türkçe:
Şiddetle çarpanın çıkardığı korkunç ses geldiğinde,
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
Kulakları sağır eden o gürültü geldiğinde,
Diyanet Vakfı:
Kulakları sağır eden o ses geldiğinde,
İngilizce:
At length, when there comes the Deafening Noise,-
Fransızca:
Puis quand viendra le Fracas,
Almanca:
Und wenn der ohrenbetäubende Schrei kommt,
Rusça:
Когда же раздастся Оглушительный глас,
Açıklama:

yevme yefirru-lmerü min eḫîh.
Arapça:
يَوْمَ يَفِرُّ الْمَرْءُ مِنْ أَخِيهِ
Türkçe:
Bir gün ki o, kişi öz kardeşinden kaçar,
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
O gün kişi kaçar, kardeşinden...
Diyanet Vakfı:
İşte o gün kişi kardeşinden, kaçar.
İngilizce:
That Day shall a man flee from his own brother,
Fransızca:
le jour où l'homme s'enfuira de son frère,
Almanca:
an dem Tag, wenn der Mann vor seinem Bruder flieht
Rusça:
в тот день человек бросит своего брата,
Açıklama:
Sayfalar
