Cuz 30

 
00:00

veümmihî veebîh.

Arapça:

وَأُمِّهِ وَأَبِيهِ

Türkçe:

Öz annesinden, öz babasından,

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Anasından, babasından..

Diyanet Vakfı:

Annesinden, babasından,

İngilizce:

And from his mother and his father,

Fransızca:

de sa mère, de son père,

Almanca:

sowie (vor) seiner Mutter und seinem Vater

Rusça:

свою мать и своего отца,

Açıklama:
 
00:00

veṣâḥibetihî vebenîh.

Arapça:

وَصَاحِبَتِهِ وَبَنِيهِ

Türkçe:

Eşinden, oğullarından.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Eşinden ve oğullarından.

Diyanet Vakfı:

Eşinden ve çocuklarından.

İngilizce:

And from his wife and his children.

Fransızca:

de sa compagne et de ses enfants,

Almanca:

und seiner Gefährtin und seinen Kindern,

Rusça:

свою жену и своих сыновей,

Açıklama:
 
00:00

likülli-mriim minhüm yevmeiẕin şe'nüy yugnîh.

Arapça:

لِكُلِّ امْرِئٍ مِّنْهُمْ يَوْمَئِذٍ شَأْنٌ يُغْنِيهِ

Türkçe:

O gün onlardan her kişinin kendisine yetecek bir uğraşı vardır.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Onlardan her birinin o gün başından aşan işi vardır.

Diyanet Vakfı:

O gün, herkesin kendine yetip artacak bir derdi vardır.

İngilizce:

Each one of them, that Day, will have enough concern (of his own) to make him indifferent to the others.

Fransızca:

car chacun d'eux, ce jour-là, aura son propre cas pour l'occuper.

Almanca:

für jeden Mann von ihnen an diesem Tag gibt es eine Angelegenheit, die ihn beschäftigt.

Rusça:

ибо у каждого человека своих забот будет сполна.

Açıklama:
 
00:00

vucûhüy yevmeiẕim müsfirah.

Arapça:

وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ مُّسْفِرَةٌ

Türkçe:

Yüzler vardır o gün, pırıl pırıl,

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Yüzler var ki, o gün parıl parıl,

Diyanet Vakfı:

O gün bir takım yüzler parıl parıl,

İngilizce:

Some faces that Day will be beaming,

Fransızca:

ce jour-là, il y aura des visages rayonnants,

Almanca:

Strahlende Gesichter gibt es an diesem Tag,

Rusça:

В тот день одни лица будут сиять,

Açıklama:
 
00:00

ḍâḥiketüm müstebşirah.

Arapça:

ضَاحِكَةٌ مُّسْتَبْشِرَةٌ

Türkçe:

Gülen, müjdelerle parıldayan.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Güler, sevinir.

Diyanet Vakfı:

Güler ve sevinir.

İngilizce:

Laughing, rejoicing.

Fransızca:

riants et réjouis.

Almanca:

lächelnd voller Zuversicht.

Rusça:

смеяться и ликовать.

Açıklama:
 
00:00

vevucûhüy yevmeiẕin `aleyhâ gaberah.

Arapça:

وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ عَلَيْهَا غَبَرَةٌ

Türkçe:

Ve yüzler vardır o gün toza-toprağa bulanmış.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Yüzler de var ki, o gün tozlanmış,

Diyanet Vakfı:

Yine o gün birtakım yüzleri de keder bürümüş,

İngilizce:

And other faces that Day will be dust-stained,

Fransızca:

De même qu'il y aura, ce jour-là, des visages couverts de poussière,

Almanca:

Und es gibt an diesem Tag Gesichter, auf denen Staub ist.

Rusça:

На других же лицах в тот день будет прах,

Açıklama:
 
00:00

terheḳuhâ ḳaterah.

Arapça:

تَرْهَقُهَا قَتَرَةٌ

Türkçe:

Tozu-toprağı da bir is bürümüştür.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Onları karanlık bürümüş,

Diyanet Vakfı:

Hüzünden kapkara kesilmiştir.

İngilizce:

Blackness will cover them:

Fransızca:

recouverts de ténèbres.

Almanca:

Etwas Schwarzes überdeckt sie.

Rusça:

который покроет их мраком.

Açıklama:
 
00:00

ülâike hümü-lkeferatü-lfecerah.

Arapça:

أُولَٰئِكَ هُمُ الْكَفَرَةُ الْفَجَرَةُ

Türkçe:

İşte bunlardır küfre sapanlar, kötülüğe batanlar.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

İşte onlardır kâfirler, haktan sapanlar.

Diyanet Vakfı:

İşte bunlar kafirlerdir, günahkarlardır.

İngilizce:

Such will be the Rejecters of Allah, the doers of iniquity.

Fransızca:

Voilà les infidèles, les libertins.

Almanca:

Diese sind die öffentlich die Verfehlung begehenden Kufr- Betreibenden.

Rusça:

Это будут неверующие грешники.

Açıklama:
 
00:00

iẕe-şşemsü küvvirat.

Arapça:

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ إِذَا الشَّمْسُ كُوِّرَتْ

Türkçe:

Güneş büzülüp dürüldüğünde,

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Güneş katlanıp dürüldüğünde,

Diyanet Vakfı:

Güneş katlanıp dürüldüğünde,

İngilizce:

When the sun (with its spacious light) is folded up;

Fransızca:

Quand le soleil sera obscurci,

Almanca:

Wenn die Sonne umwunden wird,

Rusça:

Когда солнце будет скручено,

Açıklama:
 
00:00

veiẕe-nnücûmü-nkederat.

Arapça:

وَإِذَا النُّجُومُ انكَدَرَتْ

Türkçe:

Yıldızlar ışıklarını yitirdiğinde,

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Yıldızlar bulandığında,

Diyanet Vakfı:

Yıldızlar (kararıp) döküldüğünde,

İngilizce:

When the stars fall, losing their lustre;

Fransızca:

et que les étoiles deviendront ternes,

Almanca:

und wenn die Sterne zerfallen,

Rusça:

когда падут звезды,

Açıklama:

Sayfalar

Cuz 30 beslemesine abone olun.