Cuz 30

 
00:00

emmâ meni-stagnâ.

Arapça:

أَمَّا مَنِ اسْتَغْنَىٰ

Türkçe:

O, kendisini her türlü ihtiyacın üstünde görene gelince,

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Ama buna ihtiyaç hissetmeyene gelince,

Diyanet Vakfı:

 Kendini (sana) muhtaç görmeyene gelince,

İngilizce:

As to one who regards Himself as self-sufficient,

Fransızca:

Quant à celui qui se complaît dans sa suffisance (pour sa richesse)

Almanca:

Hinsichtlich desjenigen, der darauf verzichtet,

Rusça:

Тому, кто решил, что он ни в чем не нуждается,

Açıklama:
 
00:00

feente lehû teṣaddâ.

Arapça:

فَأَنتَ لَهُ تَصَدَّىٰ

Türkçe:

Ki sen ona yöneliyorsun;

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Sen ona yöneliyorsun.

Diyanet Vakfı:

 Sen ona yöneliyorsun,

İngilizce:

To him dost thou attend;

Fransızca:

tu vas avec empressement à sa rencontre.

Almanca:

dem kommst du entgegen,

Rusça:

ты уделяешь внимание,

Açıklama:
 
00:00

vemâ `aleyke ellâ yezzekkâ.

Arapça:

وَمَا عَلَيْكَ أَلَّا يَزَّكَّىٰ

Türkçe:

Sana ne onun arınmasından!

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Onun temizlenmemesinden sana ne?

Diyanet Vakfı:

Oysa ki onun temizlenip arınmasından sen sorumlu değilsin.

İngilizce:

Though it is no blame to thee if he grow not (in spiritual understanding).

Fransızca:

Or, que t'importe qu'il ne se purifie pas "

Almanca:

und dir obliegt es nicht, wenn er sich nicht läutert.

Rusça:

Что же будет тебе, если он не очистится?

Açıklama:
 
00:00

veemmâ men câeke yes`â.

Arapça:

وَأَمَّا مَن جَاءَكَ يَسْعَىٰ

Türkçe:

O, koşarak sana gelen var ya;

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Ama sana can atarak gelen,

Diyanet Vakfı:

Fakat koşarak sana gelen,

İngilizce:

But as to him who came to thee striving earnestly,

Fransızca:

Et quant à celui qui vient à toi avec empressement

Almanca:

Und hinsichtlich desjenigen, der zu dir kommt, der anstrebt,

Rusça:

А того, кто приходит к тебе со рвением

Açıklama:
 
00:00

vehüve yaḫşâ.

Arapça:

وَهُوَ يَخْشَىٰ

Türkçe:

Odur içine ürperti düşen.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Allah'tan korkarak gelmişken,

Diyanet Vakfı:

Ve (Allah'tan) korkarak gelenle,

İngilizce:

And with fear (in his heart),

Fransızca:

tout en ayant la crainte,

Almanca:

während er sich ehrfürchtig erweist,

Rusça:

и страшится Аллаха,

Açıklama:
 
00:00

feente `anhü telehhâ.

Arapça:

فَأَنتَ عَنْهُ تَلَهَّىٰ

Türkçe:

Sen ona aldırmazlık ediyorsun.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Sen onunla ilgilenmiyorsun.

Diyanet Vakfı:

Sen onunla ilgilenmiyorsun.

İngilizce:

Of him wast thou unmindful.

Fransızca:

tu ne t'en soucies pas.

Almanca:

den vernachlässigst du.

Rusça:

ты оставляешь без внимания.

Açıklama:
 
00:00

kellâ innehâ teẕkirah.

Arapça:

كَلَّا إِنَّهَا تَذْكِرَةٌ

Türkçe:

Hayır, hiç de öyle değil! O, bir düşündürücüdür.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Hayır hayır, sakın. Çünkü o Kur'ân bir öğüttür.

Diyanet Vakfı:

Hayır! Şüphesiz bunlar bir öğüttür,

İngilizce:

By no means (should it be so)! For it is indeed a Message of instruction:

Fransızca:

N'agis plus ainsi ! Vraiment ceci est un rappel -

Almanca:

Gewiß, nein! Gewiß, es ist eine Ermahnung -

Rusça:

Но нет! Это есть Назидание,

Açıklama:
 
00:00

femen şâe ẕekerah.

Arapça:

فَمَن شَاءَ ذَكَرَهُ

Türkçe:

Dileyen onu düşünüp öğüt alır.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Artık dileyen onu düşünür.

Diyanet Vakfı:

Dileyen ondan (Kur'an'dan) öğüt alır,

İngilizce:

Therefore let whoso will, keep it in remembrance.

Fransızca:

quiconque veut, donc, s'en rappelle -

Almanca:

also wer will, erinnert sich daran -

Rusça:

и пусть помянет его всякий желающий.

Açıklama:
 
00:00

fî ṣuḥufim mükerrameh.

Arapça:

فِي صُحُفٍ مُّكَرَّمَةٍ

Türkçe:

Kutsanan-bereketli sayfalardadır o.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

O, değerli sahifelerdedir.

Diyanet Vakfı:

O, değerli sahifelerdir,

İngilizce:

(It is) in Books held (greatly) in honour,

Fransızca:

consigné dans des feuilles honorées,

Almanca:

auf gewürdigten Blättern,

Rusça:

Оно записано в свитках почитаемых,

Açıklama:
 
00:00

merfû`atim müṭahherah.

Arapça:

مَّرْفُوعَةٍ مُّطَهَّرَةٍ

Türkçe:

Yüceltilen, tertemiz sayfalarda,

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Yüksek tutulan tertemiz sahifelerde.

Diyanet Vakfı:

Tertemiz kılınmış, yüce makamlara kaldırılmış mukaddes sahifelerde,

İngilizce:

Exalted (in dignity), kept pure and holy,

Fransızca:

élevées, purifiées,

Almanca:

die gehoben und gereinigt sind,

Rusça:

вознесенных и очищенных,

Açıklama:

Sayfalar

Cuz 30 beslemesine abone olun.