
emmâ meni-stagnâ.
Arapça:
أَمَّا مَنِ اسْتَغْنَىٰ
Türkçe:
O, kendisini her türlü ihtiyacın üstünde görene gelince,
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
Ama buna ihtiyaç hissetmeyene gelince,
Diyanet Vakfı:
Kendini (sana) muhtaç görmeyene gelince,
İngilizce:
As to one who regards Himself as self-sufficient,
Fransızca:
Quant à celui qui se complaît dans sa suffisance (pour sa richesse)
Almanca:
Hinsichtlich desjenigen, der darauf verzichtet,
Rusça:
Тому, кто решил, что он ни в чем не нуждается,
Açıklama:

feente lehû teṣaddâ.
Arapça:
فَأَنتَ لَهُ تَصَدَّىٰ
Türkçe:
Ki sen ona yöneliyorsun;
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
Sen ona yöneliyorsun.
Diyanet Vakfı:
Sen ona yöneliyorsun,
İngilizce:
To him dost thou attend;
Fransızca:
tu vas avec empressement à sa rencontre.
Almanca:
dem kommst du entgegen,
Rusça:
ты уделяешь внимание,
Açıklama:

vemâ `aleyke ellâ yezzekkâ.
Arapça:
وَمَا عَلَيْكَ أَلَّا يَزَّكَّىٰ
Türkçe:
Sana ne onun arınmasından!
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
Onun temizlenmemesinden sana ne?
Diyanet Vakfı:
Oysa ki onun temizlenip arınmasından sen sorumlu değilsin.
İngilizce:
Though it is no blame to thee if he grow not (in spiritual understanding).
Fransızca:
Or, que t'importe qu'il ne se purifie pas "
Almanca:
und dir obliegt es nicht, wenn er sich nicht läutert.
Rusça:
Что же будет тебе, если он не очистится?
Açıklama:

veemmâ men câeke yes`â.
Arapça:
وَأَمَّا مَن جَاءَكَ يَسْعَىٰ
Türkçe:
O, koşarak sana gelen var ya;
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
Ama sana can atarak gelen,
Diyanet Vakfı:
Fakat koşarak sana gelen,
İngilizce:
But as to him who came to thee striving earnestly,
Fransızca:
Et quant à celui qui vient à toi avec empressement
Almanca:
Und hinsichtlich desjenigen, der zu dir kommt, der anstrebt,
Rusça:
А того, кто приходит к тебе со рвением
Açıklama:

vehüve yaḫşâ.
Arapça:
وَهُوَ يَخْشَىٰ
Türkçe:
Odur içine ürperti düşen.
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
Allah'tan korkarak gelmişken,
Diyanet Vakfı:
Ve (Allah'tan) korkarak gelenle,
İngilizce:
And with fear (in his heart),
Fransızca:
tout en ayant la crainte,
Almanca:
während er sich ehrfürchtig erweist,
Rusça:
и страшится Аллаха,
Açıklama:

feente `anhü telehhâ.
Arapça:
فَأَنتَ عَنْهُ تَلَهَّىٰ
Türkçe:
Sen ona aldırmazlık ediyorsun.
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
Sen onunla ilgilenmiyorsun.
Diyanet Vakfı:
Sen onunla ilgilenmiyorsun.
İngilizce:
Of him wast thou unmindful.
Fransızca:
tu ne t'en soucies pas.
Almanca:
den vernachlässigst du.
Rusça:
ты оставляешь без внимания.
Açıklama:

kellâ innehâ teẕkirah.
Arapça:
كَلَّا إِنَّهَا تَذْكِرَةٌ
Türkçe:
Hayır, hiç de öyle değil! O, bir düşündürücüdür.
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
Hayır hayır, sakın. Çünkü o Kur'ân bir öğüttür.
Diyanet Vakfı:
Hayır! Şüphesiz bunlar bir öğüttür,
İngilizce:
By no means (should it be so)! For it is indeed a Message of instruction:
Fransızca:
N'agis plus ainsi ! Vraiment ceci est un rappel -
Almanca:
Gewiß, nein! Gewiß, es ist eine Ermahnung -
Rusça:
Но нет! Это есть Назидание,
Açıklama:

femen şâe ẕekerah.
Arapça:
فَمَن شَاءَ ذَكَرَهُ
Türkçe:
Dileyen onu düşünüp öğüt alır.
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
Artık dileyen onu düşünür.
Diyanet Vakfı:
Dileyen ondan (Kur'an'dan) öğüt alır,
İngilizce:
Therefore let whoso will, keep it in remembrance.
Fransızca:
quiconque veut, donc, s'en rappelle -
Almanca:
also wer will, erinnert sich daran -
Rusça:
и пусть помянет его всякий желающий.
Açıklama:

fî ṣuḥufim mükerrameh.
Arapça:
فِي صُحُفٍ مُّكَرَّمَةٍ
Türkçe:
Kutsanan-bereketli sayfalardadır o.
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
O, değerli sahifelerdedir.
Diyanet Vakfı:
O, değerli sahifelerdir,
İngilizce:
(It is) in Books held (greatly) in honour,
Fransızca:
consigné dans des feuilles honorées,
Almanca:
auf gewürdigten Blättern,
Rusça:
Оно записано в свитках почитаемых,
Açıklama:

merfû`atim müṭahherah.
Arapça:
مَّرْفُوعَةٍ مُّطَهَّرَةٍ
Türkçe:
Yüceltilen, tertemiz sayfalarda,
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
Yüksek tutulan tertemiz sahifelerde.
Diyanet Vakfı:
Tertemiz kılınmış, yüce makamlara kaldırılmış mukaddes sahifelerde,
İngilizce:
Exalted (in dignity), kept pure and holy,
Fransızca:
élevées, purifiées,
Almanca:
die gehoben und gereinigt sind,
Rusça:
вознесенных и очищенных,
Açıklama:
Sayfalar
