Cuz 30

 
00:00

aḫrace minhâ mâehâ vemer`âhâ.

Arapça:

أَخْرَجَ مِنْهَا مَاءَهَا وَمَرْعَاهَا

Türkçe:

Ondan suyunu, otlağını çıkardı.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Ondan suyunu ve otlağını çıkardı.

Diyanet Vakfı:

Yerden suyunu ve otlağını çıkardı,

İngilizce:

He draweth out therefrom its moisture and its pasture;

Fransızca:

Il a fait sortir d'elle son eau et son pâturage,

Almanca:

ER ließ aus ihr ihr Wasser und ihre Weide herauskommen.

Rusça:

вывел из нее воду и пастбища

Açıklama:
 
00:00

velcibâle ersâhâ.

Arapça:

وَالْجِبَالَ أَرْسَاهَا

Türkçe:

Dağları, demir atmış gibi oturttu;

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Dağlarını oturttu.

Diyanet Vakfı:

Dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi.

İngilizce:

And the mountains hath He firmly fixed;-

Fransızca:

et quant aux montagnes, Il les a ancrées,

Almanca:

Und die Berge ließ ER festigen

Rusça:

и утвердил на ней горы

Açıklama:
 
00:00

metâ`al leküm velien`âmiküm.

Arapça:

مَتَاعًا لَّكُمْ وَلِأَنْعَامِكُمْ

Türkçe:

Sizin için ve hayvanlarınız için bir geçim aracı olarak.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Sizin ve hayvanlarınızın geçimi için.

Diyanet Vakfı:

Kendiniz ve hayvanlarınız için bir faydalanma olmak üzere.

İngilizce:

For use and convenience to you and your cattle.

Fransızca:

pour votre jouissance, vous et vos bestiaux.

Almanca:

als Verbrauchsgut für euch und für eure An'am .

Rusça:

на пользу вам и вашему скоту.

Açıklama:
 
00:00

feiẕâ câeti-ṭṭâmmetü-lkübrâ.

Arapça:

فَإِذَا جَاءَتِ الطَّامَّةُ الْكُبْرَىٰ

Türkçe:

O güç yetmez büyük felaket geldiğinde,

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Fakat o her şeyi bastıran büyük felaket geldiği vakit,

Diyanet Vakfı:

Her şeyi alt üst eden o büyük felaket geldiği vakit,

İngilizce:

Therefore, when there comes the great, overwhelming (Event),-

Fransızca:

Puis quand viendra le grand cataclysme,

Almanca:

Wenn dann die große Katastrophe kommt,

Rusça:

Когда же наступит Величайшее бедствие (День воскресения),

Açıklama:
 
00:00

yevme yeteẕekkeru-l'insânü mâ se`â.

Arapça:

يَوْمَ يَتَذَكَّرُ الْإِنسَانُ مَا سَعَىٰ

Türkçe:

O gün insan, uğrunda gayret sarfettiği şeyi hatırlar.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

O, insanın neyin peşinde koştuğunu anladığı gün,

Diyanet Vakfı:

İnsanın yapıp ettiklerini hatırlayacağı gün,

İngilizce:

The Day when man shall remember (all) that he strove for,

Fransızca:

le jour où l'homme se rappellera à quoi il s'est efforcé,

Almanca:

an diesem Tag erinnert sich der Mensch dessen, was er erstrebte,

Rusça:

в тот день человек вспомнит о том, ради чего он усердствовал,

Açıklama:
 
00:00

vebürrizeti-lceḥîmü limey yerâ.

Arapça:

وَبُرِّزَتِ الْجَحِيمُ لِمَن يَرَىٰ

Türkçe:

Gören kişi için cehennem apaçık ortaya çıkarılmıştır.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Gören kimseler için cehennem hortlatıldığı vakit,

Diyanet Vakfı:

Ve görene cehennem açık bir şekilde gösterilmiştir.

İngilizce:

And Hell-Fire shall be placed in full view for (all) to see,-

Fransızca:

l'Enfer sera pleinement visible à celui qui regardera...

Almanca:

und die Hölle wurde hervorgebracht für den, der sieht.

Rusça:

и Ад предстанет пред очами тех, кто будет видеть.

Açıklama:
 
00:00

feemmâ men ṭagâ.

Arapça:

فَأَمَّا مَن طَغَىٰ

Türkçe:

Artık azmış olan,

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Artık her kim azgınlık etmiş,

Diyanet Vakfı:

Artık kim azmışsa,

İngilizce:

Then, for such as had transgressed all bounds,

Fransızca:

Quant à celui qui aura dépassé les limites

Almanca:

Also hinsichtlich desjenigen, der die Grenze überschritt

Rusça:

Тому, кто преступил границы дозволенного

Açıklama:
 
00:00

veâŝera-lḥayâte-ddünyâ.

Arapça:

وَآثَرَ الْحَيَاةَ الدُّنْيَا

Türkçe:

Ve iğreti hayatı yeğlemiş olan için,

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Ve dünya hayatını tercih etmişse,

Diyanet Vakfı:

Ve dünya hayatını ahirete tercih etmişse,

İngilizce:

And had preferred the life of this world,

Fransızca:

et aura préféré la vie présente,

Almanca:

und das diesseitige Leben bevorzugte,

Rusça:

и отдал предпочтение мирской жизни,

Açıklama:
 
00:00

feinne-lceḥîme hiye-lme'vâ.

Arapça:

فَإِنَّ الْجَحِيمَ هِيَ الْمَأْوَىٰ

Türkçe:

Cehennem, barınağın ta kendisidir.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Kuşkusuz onun varacağı yer cehennemdir.

Diyanet Vakfı:

Şüphesiz cehennem(onun için) tek barınaktır.

İngilizce:

The Abode will be Hell-Fire;

Fransızca:

alors, l'Enfer sera son refuge.

Almanca:

so ist gewiß die Hölle die Unterkunft.

Rusça:

пристанищем будет Ад.

Açıklama:
 
00:00

veemmâ men ḫâfe meḳâme rabbihî venehe-nnefse `ani-lhevâ.

Arapça:

وَأَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِ وَنَهَى النَّفْسَ عَنِ الْهَوَىٰ

Türkçe:

Rabbinin yüceliğinden korkup nefsini boş heveslerden yasaklamış olan içinse,

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Kim de Rabbinin divanında durmaktan korkmuş, nefsini boş heveslerden menetmiş ise,

Diyanet Vakfı:

Rabbinin makamından korkan ve nefsini kötü arzulardan uzaklaştırmış kimse için,

İngilizce:

And for such as had entertained the fear of standing before their Lord's (tribunal) and had restrained (their) soul from lower desires,

Fransızca:

Et pour celui qui aura redouté de comparaître devant son Seigneur, et préservé son âme de la passion,

Almanca:

Und hinsichtlich desjenigen, der die Vorstellung vor seinem HERRN fürchtet und die Seele der Zuneigung enthalten ließ,

Rusça:

Тому же, кто боялся предстать перед своим Господом и удерживал себя от страстей,

Açıklama:

Sayfalar

Cuz 30 beslemesine abone olun.