Cuz 27

 
00:00

veküllü ṣagîriv vekebîrim müsteṭar.

Arapça:

وَكُلُّ صَغِيرٍ وَكَبِيرٍ مُّسْتَطَرٌ

Türkçe:

Küçük-büyük tümü, satır satır yazılmıştır.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Küçük, büyük hepsi satır satır yazılmıştır.

Diyanet Vakfı:

Küçük büyük her şey satır satır yazılmıştır.

İngilizce:

Every matter, small and great, is on record.

Fransızca:

et tout fait, petit et grand, est consigné.

Almanca:

Auch jedes Kleine und Große ist niedergeschrieben.

Rusça:

Все малое и великое уже начертано.

Açıklama:
 
00:00

inne-lmütteḳîne fî cennâtiv veneher.

Arapça:

إِنَّ الْمُتَّقِينَ فِي جَنَّاتٍ وَنَهَرٍ

Türkçe:

Korunup sakınanlar; bahçelerde, nehir kıyılarındadır.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Takva sahipleri cennetlerde, nur içindedirler.

Diyanet Vakfı:

Takva sahipleri cennetlerde ve ırmakların kenarlarındadır.

İngilizce:

As to the Righteous, they will be in the midst of Gardens and Rivers,

Fransızca:

Les pieux seront dans des Jardins et parmi des ruisseaux,

Almanca:

Gewiß, die Muttaqi sind in Dschannat und an Flüssen,

Rusça:

Воистину, богобоязненные пребудут в Райских садах и среди рек

Açıklama:
 
00:00

fî maḳ`adi ṣidḳin `inde melîkim muḳtedir.

Arapça:

فِي مَقْعَدِ صِدْقٍ عِندَ مَلِيكٍ مُّقْتَدِرٍ

Türkçe:

Güçlü bir padişahın/bir Melîk'in katında, özü-sözü birlere has oturma yerlerinde...

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Güçlü padişahın huzurunda doğruluk koltuklarındadırlar.

Diyanet Vakfı:

Güçlü ve Yüce Allah'ın huzurunda hak meclisindedirler.

İngilizce:

In an Assembly of Truth, in the Presence of a Sovereign Omnipotent.

Fransızca:

dans un séjour de vérité, auprès d'un Souverain Omnipotent.

Almanca:

an einem Sitz des Wahrhaftigen, bei Einem allmächtigen Herrscher.

Rusça:

на седалище истины возле Всемогущего Властелина.

Açıklama:
 
00:00

erraḥmân.

Arapça:

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ الرَّحْمَٰنُ

Türkçe:

O Rahman,

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Rahmân (çok merhametli olan Allah)

Diyanet Vakfı:

Çok merhametli(Allah)

İngilizce:

(Allah) Most Gracious!

Fransızca:

Le Tout Miséricordieux.

Almanca:

Der Allgnade Erweisende

Rusça:

Милостивый

Açıklama:
 
00:00

`alleme-lḳur'ân.

Arapça:

عَلَّمَ الْقُرْآنَ

Türkçe:

O öğretti Kur'an'ı,

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Kurân'ı öğretti.

Diyanet Vakfı:

Kur'an'ı öğretti.

İngilizce:

It is He Who has taught the Qur'an.

Fransızca:

Il a enseigné le Coran.

Almanca:

lehrte den Quran,

Rusça:

научил Корану,

Açıklama:
 
00:00

ḫaleḳa-l'insân.

Arapça:

خَلَقَ الْإِنسَانَ

Türkçe:

O yarattı insanı,

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

İnsanı yarattı.

Diyanet Vakfı:

İnsanı yarattı.

İngilizce:

He has created man:

Fransızca:

Il a créé l'homme.

Almanca:

erschuf den Menschen,

Rusça:

создал человека

Açıklama:
 
00:00

`allemehü-lbeyân.

Arapça:

عَلَّمَهُ الْبَيَانَ

Türkçe:

O belletti ona beyanı.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Ona beyanı öğretti.

Diyanet Vakfı:

Ona açıklamayı öğretti.

İngilizce:

He has taught him speech (and intelligence).

Fransızca:

Il lui a appris à s'exprimer clairement.

Almanca:

lehrte ihn das Artikulieren.

Rusça:

и научил его изъясняться.

Açıklama:
 
00:00

eşşemsü velḳameru biḥusbân.

Arapça:

الشَّمْسُ وَالْقَمَرُ بِحُسْبَانٍ

Türkçe:

Güneş ve Ay. Hesaba bağlıdır herbirinin her şeyi.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Güneş de ay da bir hesab iledir.

Diyanet Vakfı:

Güneş ve ay bir hesaba göre (hareket etmekte) dir.

İngilizce:

The sun and the moon follow courses (exactly) computed;

Fransızca:

Le soleil et la lune [évoluent] selon un calcul [minutieux]

Almanca:

Die Sonne und der Mond sind nach einer Berechnung.

Rusça:

Солнце и луна движутся согласно рассчитанному порядку.

Açıklama:
 
00:00

vennecmü veşşeceru yescüdân.

Arapça:

وَالنَّجْمُ وَالشَّجَرُ يَسْجُدَانِ

Türkçe:

Çimen/yıldız ve ağaç secde ediyorlar.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Bitkiler ve ağaçlar secde etmektedirler.

Diyanet Vakfı:

Bitkiler ve ağaçlar secde ederler.

İngilizce:

And the herbs and the trees - both (alike) prostrate in adoration.

Fransızca:

et l'herbe et les arbres se prosternent .

Almanca:

Und das Bodengewächs und die Bäume vollziehen Sudschud.

Rusça:

Травы (или звезды) и деревья совершают поклоны.

Açıklama:
 
00:00

vessemâe rafe`ahâ veveḍa`a-lmîzân.

Arapça:

وَالسَّمَاءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ الْمِيزَانَ

Türkçe:

Ve gök. Yükseltti onu. Ve koydu şaşmaz ölçüyü, mizanı.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Göğü yükseltti ve mizanı koydu.

Diyanet Vakfı:

Göğü Allah yükseltti ve mizanı (dengeyi) O koydu.

İngilizce:

And the Firmament has He raised high, and He has set up the Balance (of Justice),

Fransızca:

Et quant au ciel, Il l'a élevé bien haut. Et Il a établit la balance,

Almanca:

Und den Himmel erhob ER und setzte Al-mizan ein:

Rusça:

Он возвысил небо и установил весы,

Açıklama:

Sayfalar

Cuz 27 beslemesine abone olun.