Sayfa Sayfa Kur'an Gösterimi

Sayfa Sayfa Kur'an-ı Kerim Gösterimi - SyNo: 592
ANoazalan sırada SyNo SrNo SrANo Cuz Arapça Çeviriyazı Diyanet İşleri Sahih International Etiketler
5981 592 88 14 30 وَأَكْوَابٌ مَّوْضُوعَةٌ veekvâbüm mevḍû`ah. Yerleştirilmiş kaseler, And cups put in place Sayfa 592, Cuz 30, الغاشية, Al-Ghashiya—الغاشية
5982 592 88 15 30 وَنَمَارِقُ مَصْفُوفَةٌ venemâriḳu maṣfûfeh. Sıra sıra yastıklar, And cushions lined up Sayfa 592, Cuz 30, الغاشية, Al-Ghashiya—الغاشية
5983 592 88 16 30 وَزَرَابِيُّ مَبْثُوثَةٌ vezerâbiyyü mebŝûŝeh. Serilmiş, yumuşak tüylü halılar vardır. And carpets spread around. Sayfa 592, Cuz 30, الغاشية, Al-Ghashiya—الغاشية
5984 592 88 17 30 أَفَلَا يَنظُرُونَ إِلَى الْإِبِلِ كَيْفَ خُلِقَتْ efelâ yenżurûne ile-l'ibili keyfe ḫuliḳat. Bu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı? Then do they not look at the camels - how they are created? Sayfa 592, Cuz 30, الغاشية, Al-Ghashiya—الغاشية
5985 592 88 18 30 وَإِلَى السَّمَاءِ كَيْفَ رُفِعَتْ veile-ssemâi keyfe rufi`at. Bu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı? And at the sky - how it is raised? Sayfa 592, Cuz 30, الغاشية, Al-Ghashiya—الغاشية
5986 592 88 19 30 وَإِلَى الْجِبَالِ كَيْفَ نُصِبَتْ veile-lcibâli keyfe nüṣibet. Bu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı? And at the mountains - how they are erected? Sayfa 592, Cuz 30, الغاشية, Al-Ghashiya—الغاشية
5987 592 88 20 30 وَإِلَى الْأَرْضِ كَيْفَ سُطِحَتْ veile-l'arḍi keyfe süṭiḥat. Bu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı? And at the earth - how it is spread out? Sayfa 592, Cuz 30, الغاشية, Al-Ghashiya—الغاشية
5988 592 88 21 30 فَذَكِّرْ إِنَّمَا أَنتَ مُذَكِّرٌ feẕekkir innemâ ente müẕekkir. Sen öğüt ver! Esasen sen sadece bir öğütçüsün. So remind, [O Muhammad]; you are only a reminder. Sayfa 592, Cuz 30, الغاشية, Al-Ghashiya—الغاشية
5989 592 88 22 30 لَّسْتَ عَلَيْهِم بِمُصَيْطِرٍ leste `aleyhim bimüṣayṭir. Sen, onlara zor kullanacak değilsin. You are not over them a controller. Sayfa 592, Cuz 30, الغاشية, Al-Ghashiya—الغاشية
Sayfa Sayfa Kur'an-ı Kerim Gösterimi - SyNo: 593
ANoazalan sırada SyNo SrNo SrANo Cuz Arapça Çeviriyazı Diyanet İşleri Sahih International Etiketler
5990 593 88 23 30 إِلَّا مَن تَوَلَّىٰ وَكَفَرَ illâ men tevellâ vekefera. Ama kim yüz çevirir, inkar ederse, Allah onu en büyük azaba uğratır. However, he who turns away and disbelieves - Sayfa 593, Cuz 30, الغاشية, Al-Ghashiya—الغاشية
5991 593 88 24 30 فَيُعَذِّبُهُ اللَّهُ الْعَذَابَ الْأَكْبَرَ feyü`aẕẕibühü-llâhü-l`aẕâbe-l'ekber. Ama kim yüz çevirir, inkar ederse, Allah onu en büyük azaba uğratır. Then Allah will punish him with the greatest punishment. Sayfa 593, Cuz 30, الغاشية, Al-Ghashiya—الغاشية
5992 593 88 25 30 إِنَّ إِلَيْنَا إِيَابَهُمْ inne ileynâ iyâbehüm. Doğrusu onların dönüşü Bize'dir. Indeed, to Us is their return. Sayfa 593, Cuz 30, الغاشية, Al-Ghashiya—الغاشية
5993 593 88 26 30 ثُمَّ إِنَّ عَلَيْنَا حِسَابَهُم ŝümme inne `aleynâ ḥisâbehüm. Şüphesiz sonra hesaplarını görmek de Bize düşmektedir. Then indeed, upon Us is their account. Sayfa 593, Cuz 30, الغاشية, Al-Ghashiya—الغاشية
5994 593 89 1 30 بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ وَالْفَجْرِ velfecr. Tanyerinin ağarmasına and olsun; By the dawn Sayfa 593, Cuz 30, الفجر, Al-Fajr—الفجر
5995 593 89 2 30 وَلَيَالٍ عَشْرٍ veleyâlin `aşr. Zilhicce ayının ilk on gecesine and olsun; And [by] ten nights Sayfa 593, Cuz 30, الفجر, Al-Fajr—الفجر
5996 593 89 3 30 وَالشَّفْعِ وَالْوَتْرِ veşşef`i velvetr. Herşeyin çiftine de, tekine de and olsun; And [by] the even [number] and the odd Sayfa 593, Cuz 30, الفجر, Al-Fajr—الفجر
5997 593 89 4 30 وَاللَّيْلِ إِذَا يَسْرِ velleyli iẕâ yesr. Gelip geçen geceye and olsun ki, bunların her biri akıl sahibi için birer yemine değmez mi? And [by] the night when it passes, Sayfa 593, Cuz 30, الفجر, Al-Fajr—الفجر
5998 593 89 5 30 هَلْ فِي ذَٰلِكَ قَسَمٌ لِّذِي حِجْرٍ hel fî ẕâlike ḳasemül liẕî ḥicr. Gelip geçen geceye and olsun ki, bunların her biri akıl sahibi için birer yemine değmez mi? Is there [not] in [all] that an oath [sufficient] for one of perception? Sayfa 593, Cuz 30, الفجر, Al-Fajr—الفجر
5999 593 89 6 30 أَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعَادٍ elem tera keyfe fe`ale rabbüke bi`âd. Rabbinin, hiçbir memlekette benzeri ortaya konmayan sütunlara sahip İrem şehrinde oturan Ad milletine ne ettiğini görmedin mi? Have you not considered how your Lord dealt with 'Aad - Sayfa 593, Cuz 30, الفجر, Al-Fajr—الفجر
6000 593 89 7 30 إِرَمَ ذَاتِ الْعِمَادِ irame ẕâti-l`imâd. Rabbinin, hiçbir memlekette benzeri ortaya konmayan sütunlara sahip İrem şehrinde oturan Ad milletine ne ettiğini görmedin mi? [With] Iram - who had lofty pillars, Sayfa 593, Cuz 30, الفجر, Al-Fajr—الفجر

Sayfalar

CSV