Sayfa Sayfa Kur'an Gösterimi

Sayfa Sayfa Kur'an-ı Kerim Gösterimi - SyNo: 594
ANoazalan sırada SyNo SrNo SrANo Cuz Arapça Çeviriyazı Diyanet İşleri Sahih International Etiketler
6041 594 90 18 30 أُولَٰئِكَ أَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِ ülâike aṣḥâbü-lmeymeneh. İşte bunlar amel defterleri sağdan verilenlerdir. Those are the companions of the right. Sayfa 594, Cuz 30, البلد, Al-Balad—البلد
Sayfa Sayfa Kur'an-ı Kerim Gösterimi - SyNo: 595
ANoazalan sırada SyNo SrNo SrANo Cuz Arapça Çeviriyazı Diyanet İşleri Sahih International Etiketler
6042 595 90 19 30 وَالَّذِينَ كَفَرُوا بِآيَاتِنَا هُمْ أَصْحَابُ الْمَشْأَمَةِ velleẕîne keferû biâyâtinâ hüm aṣḥâbü-lmeş'emeh. Ayetlerimizi inkar edenler, işte onlar amel defterleri sollarından verilenlerdir. But they who disbelieved in Our signs - those are the companions of the left. Sayfa 595, Cuz 30, البلد, Al-Balad—البلد
6043 595 90 20 30 عَلَيْهِمْ نَارٌ مُّؤْصَدَةٌ `aleyhim nârum mü'ṣadeh. Onlar her yönden ateşle kapatılacaklardır. Over them will be fire closed in. Sayfa 595, Cuz 30, البلد, Al-Balad—البلد
6044 595 91 1 30 بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ وَالشَّمْسِ وَضُحَاهَا veşşemsi veḍuḥâhâ. Güneşe ve onun ışığına, By the sun and its brightness Sayfa 595, Cuz 30, الشمس, Ash-Shams—الشمس
6045 595 91 2 30 وَالْقَمَرِ إِذَا تَلَاهَا velḳameri iẕâ telâhâ. Ardından gelmekte olan aya, And [by] the moon when it follows it Sayfa 595, Cuz 30, الشمس, Ash-Shams—الشمس
6046 595 91 3 30 وَالنَّهَارِ إِذَا جَلَّاهَا vennehâri iẕâ cellâhâ. Onu ortaya koyan gündüze, And [by] the day when it displays it Sayfa 595, Cuz 30, الشمس, Ash-Shams—الشمس
6047 595 91 4 30 وَاللَّيْلِ إِذَا يَغْشَاهَا velleyli iẕâ yagşâhâ. Onu bürüyen geceye, And [by] the night when it covers it Sayfa 595, Cuz 30, الشمس, Ash-Shams—الشمس
6048 595 91 5 30 وَالسَّمَاءِ وَمَا بَنَاهَا vessemâi vemâ benâhâ. Göğe ve onu yapana, And [by] the sky and He who constructed it Sayfa 595, Cuz 30, الشمس, Ash-Shams—الشمس
6049 595 91 6 30 وَالْأَرْضِ وَمَا طَحَاهَا vel'arḍi vemâ ṭaḥâhâ. Yere ve onu yayana, And [by] the earth and He who spread it Sayfa 595, Cuz 30, الشمس, Ash-Shams—الشمس
6050 595 91 7 30 وَنَفْسٍ وَمَا سَوَّاهَا venefsiv vemâ sevvâhâ. Kişiye ve onu şekillendirene, And [by] the soul and He who proportioned it Sayfa 595, Cuz 30, الشمس, Ash-Shams—الشمس
6051 595 91 8 30 فَأَلْهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقْوَاهَا feelhemehâ fücûrahâ vetaḳvâhâ. Sonra da ona iyilik ve kötülük kabiliyeti verene and olsun ki: And inspired it [with discernment of] its wickedness and its righteousness, Sayfa 595, Cuz 30, الشمس, Ash-Shams—الشمس
6052 595 91 9 30 قَدْ أَفْلَحَ مَن زَكَّاهَا ḳad efleḥa men zekkâhâ. Kendini arıtan saadete ermiştir. He has succeeded who purifies it, Sayfa 595, Cuz 30, الشمس, Ash-Shams—الشمس
6053 595 91 10 30 وَقَدْ خَابَ مَن دَسَّاهَا veḳad ḫâbe men dessâhâ. Kendini fenalıklara gömen kimse de ziyana uğramıştır. And he has failed who instills it [with corruption]. Sayfa 595, Cuz 30, الشمس, Ash-Shams—الشمس
6054 595 91 11 30 كَذَّبَتْ ثَمُودُ بِطَغْوَاهَا keẕẕebet ŝemûdü biṭagvâhâ. Semud milleti, içlerinden en azgını ileri atılınca, azgınlığı yüzünden peygamberleri yalanladı. Thamud denied [their prophet] by reason of their transgression, Sayfa 595, Cuz 30, الشمس, Ash-Shams—الشمس
6055 595 91 12 30 إِذِ انبَعَثَ أَشْقَاهَا iẕi-mbe`aŝe eşḳâhâ. Semud milleti, içlerinden en azgını ileri atılınca, azgınlığı yüzünden peygamberleri yalanladı. When the most wretched of them was sent forth. Sayfa 595, Cuz 30, الشمس, Ash-Shams—الشمس
6056 595 91 13 30 فَقَالَ لَهُمْ رَسُولُ اللَّهِ نَاقَةَ اللَّهِ وَسُقْيَاهَا feḳâle lehüm rasûlü-llâhi nâḳate-llâhi vesuḳyâhâ. Allah'ın peygamberi onlara, Allah'ın devesini göstermiş ve: "Allah'ın bu devesine ve onun su hakkına dokunmayın" demişti. And the messenger of Allah [Salih] said to them, "[Do not harm] the she-camel of Allah or [prevent her from] her drink." Sayfa 595, Cuz 30, الشمس, Ash-Shams—الشمس
6057 595 91 14 30 فَكَذَّبُوهُ فَعَقَرُوهَا فَدَمْدَمَ عَلَيْهِمْ رَبُّهُم بِذَنبِهِمْ فَسَوَّاهَا fekeẕẕebûhü fe`aḳarûhâ. fedemdeme `aleyhim rabbühüm biẕembihim fesevvâhâ. Onu yalanladılar ve deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rableri, suçlarından dolayı onların üzerine katmerli azap indirdi; yerle bir etti onları. But they denied him and hamstrung her. So their Lord brought down upon them destruction for their sin and made it equal [upon all of them]. Sayfa 595, Cuz 30, الشمس, Ash-Shams—الشمس
6058 595 91 15 30 وَلَا يَخَافُ عُقْبَاهَا velâ yeḫâfü `uḳbâhâ. Bu işin sonundan O'nun korkusu yoktur. And He does not fear the consequence thereof. Sayfa 595, Cuz 30, الشمس, Ash-Shams—الشمس
6059 595 92 1 30 بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ وَاللَّيْلِ إِذَا يَغْشَىٰ velleyli iẕâ yagşâ. Kararıp ortalığı bürüdüğü zaman geceye and olsun. By the night when it covers Sayfa 595, Cuz 30, الليل, Al-Lail—الليل
6060 595 92 2 30 وَالنَّهَارِ إِذَا تَجَلَّىٰ vennehâri iẕâ tecellâ. Açılıp aydınlattığı zaman gündüze and olsun. And [by] the day when it appears Sayfa 595, Cuz 30, الليل, Al-Lail—الليل

Sayfalar

CSV