Sayfa Sayfa Kur'an Gösterimi

Sayfa Sayfa Kur'an-ı Kerim Gösterimi - SyNo: 452
ANoazalan sırada SyNo SrNo SrANo Cuz Arapça Çeviriyazı Diyanet İşleri Sahih International Etiketler
3961 452 37 173 23 وَإِنَّ جُندَنَا لَهُمُ الْغَالِبُونَ veinne cündenâ lehümü-lgâlibûn. Bizim ordumuz şüphesiz üstün gelecektir. And [that] indeed, Our soldiers will be those who overcome. Sayfa 452, Cuz 23, الصافات, As-Saaffat—الصافات
3962 452 37 174 23 فَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتَّىٰ حِينٍ fetevelle `anhüm ḥattâ ḥîn. Bir süreye kadar onlara aldırış etme. So, [O Muhammad], leave them for a time. Sayfa 452, Cuz 23, الصافات, As-Saaffat—الصافات
3963 452 37 175 23 وَأَبْصِرْهُمْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ veebṣirhüm fesevfe yübṣirûn. Onlara inecek azabı gözetle, onlar da göreceklerdir. And see [what will befall] them, for they are going to see. Sayfa 452, Cuz 23, الصافات, As-Saaffat—الصافات
3964 452 37 176 23 أَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ efebi`aẕâbinâ yesta`cilûn. Azabımıza uğramakta acele mi ediyorlar? Then for Our punishment are they impatient? Sayfa 452, Cuz 23, الصافات, As-Saaffat—الصافات
3965 452 37 177 23 فَإِذَا نَزَلَ بِسَاحَتِهِمْ فَسَاءَ صَبَاحُ الْمُنذَرِينَ feiẕâ nezele bisâḥatihim fesâe ṣabâḥu-lmünẕerîn. O azap, yurtlarına indiğinde, uyarılan fakat yola gelmeyenlerin sabahı ne kötü olur! But when it descends in their territory, then evil is the morning of those who were warned. Sayfa 452, Cuz 23, الصافات, As-Saaffat—الصافات
3966 452 37 178 23 وَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتَّىٰ حِينٍ vetevelle `anhüm ḥattâ ḥîn. Bir süreye kadar onlardan yüz çevir. And leave them for a time. Sayfa 452, Cuz 23, الصافات, As-Saaffat—الصافات
3967 452 37 179 23 وَأَبْصِرْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ veebṣir fesevfe yübṣirûn. İnecek azabı gözetle, onlar da göreceklerdir. And see, for they are going to see. Sayfa 452, Cuz 23, الصافات, As-Saaffat—الصافات
3968 452 37 180 23 سُبْحَانَ رَبِّكَ رَبِّ الْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ sübḥâne rabbike rabbi-l`izzeti `ammâ yeṣifûn. Senin güçlü olan Rabbin, onların vasıflandırmalarından münezzehtir. Exalted is your Lord, the Lord of might, above what they describe. Sayfa 452, Cuz 23, الصافات, As-Saaffat—الصافات
3969 452 37 181 23 وَسَلَامٌ عَلَى الْمُرْسَلِينَ veselâmün `ale-lmürselîn. Ve selam, peygamberleredir. And peace upon the messengers. Sayfa 452, Cuz 23, الصافات, As-Saaffat—الصافات
3970 452 37 181 23 وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ velḥamdü lillâhi rabbi-l`âlemîn. Hamd de Alemlerin Rabbi Allah'adır. And praise to Allah, Lord of the worlds. Sayfa 452, Cuz 23, الصافات, As-Saaffat—الصافات
Sayfa Sayfa Kur'an-ı Kerim Gösterimi - SyNo: 453
ANoazalan sırada SyNo SrNo SrANo Cuz Arapça Çeviriyazı Diyanet İşleri Sahih International Etiketler
3971 453 38 1 23 بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ ص ۚ وَالْقُرْآنِ ذِي الذِّكْرِ ṣâd. velḳur'âni ẕi-ẕẕikr. Sad. Öğüt veren Kuran'a and olsun ki, inkar edenler gurur ve ayrılık içindedirler. Sad. By the Qur'an containing reminder... Sayfa 453, Cuz 23, ص, Sad—ص
3972 453 38 2 23 بَلِ الَّذِينَ كَفَرُوا فِي عِزَّةٍ وَشِقَاقٍ beli-lleẕîne keferû fî `izzetiv veşiḳâḳ. Sad. Öğüt veren Kuran'a and olsun ki, inkar edenler gurur ve ayrılık içindedirler. But those who disbelieve are in pride and dissension. Sayfa 453, Cuz 23, ص, Sad—ص
3973 453 38 3 23 كَمْ أَهْلَكْنَا مِن قَبْلِهِم مِّن قَرْنٍ فَنَادَوا وَّلَاتَ حِينَ مَنَاصٍ kem ehleknâ min ḳablihim min ḳarnin fenâdev velâte ḥîne menâṣ. Onlardan önce nice nesilleri yok ettik. Feryat ediyorlardı; oysa artık kurtulma zamanı değildi. How many a generation have We destroyed before them, and they [then] called out; but it was not a time for escape. Sayfa 453, Cuz 23, ص, Sad—ص
3974 453 38 4 23 وَعَجِبُوا أَن جَاءَهُم مُّنذِرٌ مِّنْهُمْ ۖ وَقَالَ الْكَافِرُونَ هَٰذَا سَاحِرٌ كَذَّابٌ ve`acibû en câehüm münẕirum minhüm. veḳâle-lkâfirûne hâẕâ sâḥirun keẕẕâb. Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaşmışlardı. İnkarcılar: "Bu, pek yalancı bir sihirbazdır; tanrıları tek bir tanrı mı yaptı? Doğrusu bu tuhaf bir şeydir" demişlerdi. And they wonder that there has come to them a warner from among themselves. And the disbelievers say, "This is a magician and a liar. Sayfa 453, Cuz 23, ص, Sad—ص
3975 453 38 5 23 أَجَعَلَ الْآلِهَةَ إِلَٰهًا وَاحِدًا ۖ إِنَّ هَٰذَا لَشَيْءٌ عُجَابٌ ece`ale-l'âlihete ilâhev vâḥidâ. inne hâẕâ leşey'ün `ucâb. Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaşmışlardı. İnkarcılar: "Bu, pek yalancı bir sihirbazdır; tanrıları tek bir tanrı mı yaptı? Doğrusu bu tuhaf bir şeydir" demişlerdi. Has he made the gods [only] one God? Indeed, this is a curious thing." Sayfa 453, Cuz 23, ص, Sad—ص
3976 453 38 6 23 وَانطَلَقَ الْمَلَأُ مِنْهُمْ أَنِ امْشُوا وَاصْبِرُوا عَلَىٰ آلِهَتِكُمْ ۖ إِنَّ هَٰذَا لَشَيْءٌ يُرَادُ venṭaleḳa-lmeleü minhüm eni-mşû vaṣbirû `alâ âlihetiküm. inne hâẕâ leşey'üy yürâd. Onlardan ileri gelenler: "Yürüyün, tanrılarınıza bağlılıkta direnin, sizden istenen şüphesiz budur. Başka dinde de bunu işitmedik; bu ancak bir uydurmadır. Kuran, aramızda ona mı indirilmeliydi?" dediler. Hayır, bunlar Kuran'ımızdan şüphededirler. Hayır, azabımızı henüz tatmamışlardır. And the eminent among them went forth, [saying], "Continue, and be patient over [the defense of] your gods. Indeed, this is a thing intended. Sayfa 453, Cuz 23, ص, Sad—ص
3977 453 38 7 23 مَا سَمِعْنَا بِهَٰذَا فِي الْمِلَّةِ الْآخِرَةِ إِنْ هَٰذَا إِلَّا اخْتِلَاقٌ mâ semi`nâ bihâẕâ fi-lmilleti-l'âḫirah. in hâẕâ ille-ḫtilâḳ. Onlardan ileri gelenler: "Yürüyün, tanrılarınıza bağlılıkta direnin, sizden istenen şüphesiz budur. Başka dinde de bunu işitmedik; bu ancak bir uydurmadır. Kuran, aramızda ona mı indirilmeliydi?" dediler. Hayır, bunlar Kuran'ımızdan şüphededirler. Hayır, azabımızı henüz tatmamışlardır. We have not heard of this in the latest religion. This is not but a fabrication. Sayfa 453, Cuz 23, ص, Sad—ص
3978 453 38 8 23 أَأُنزِلَ عَلَيْهِ الذِّكْرُ مِن بَيْنِنَا ۚ بَلْ هُمْ فِي شَكٍّ مِّن ذِكْرِي ۖ بَل لَّمَّا يَذُوقُوا عَذَابِ eünzile `aleyhi-ẕẕikru mim beyninâ. bel hüm fî şekkim min ẕikrî. bel lemmâ yeẕûḳû `aẕâb. Onlardan ileri gelenler: "Yürüyün, tanrılarınıza bağlılıkta direnin, sizden istenen şüphesiz budur. Başka dinde de bunu işitmedik; bu ancak bir uydurmadır. Kuran, aramızda ona mı indirilmeliydi?" dediler. Hayır, bunlar Kuran'ımızdan şüphededirler. Hayır, azabımızı henüz tatmamışlardır. Has the message been revealed to him out of [all of] us?" Rather, they are in doubt about My message. Rather, they have not yet tasted My punishment. Sayfa 453, Cuz 23, ص, Sad—ص
3979 453 38 9 23 أَمْ عِندَهُمْ خَزَائِنُ رَحْمَةِ رَبِّكَ الْعَزِيزِ الْوَهَّابِ em `indehüm ḫazâinü raḥmeti rabbike-l`azîzi-lvehhâb. Yoksa, güçlü ve çok ihsan sahibi olan Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında mıdır? Or do they have the depositories of the mercy of your Lord, the Exalted in Might, the Bestower? Sayfa 453, Cuz 23, ص, Sad—ص
3980 453 38 10 23 أَمْ لَهُم مُّلْكُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا ۖ فَلْيَرْتَقُوا فِي الْأَسْبَابِ em lehüm mülkü-ssemâvâti vel'arḍi vemâ beynehümâ. felyerteḳû fi-l'esbâb. Yahut, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların hükümranlığı onların elinde midir? Öyle ise sebeplere tevessül edip göğe yükselsinler! Or is theirs the dominion of the heavens and the earth and what is between them? Then let them ascend through [any] ways of access. Sayfa 453, Cuz 23, ص, Sad—ص

Sayfalar

CSV