Sayfa Sayfa Kur'an Gösterimi

Sayfa Sayfa Kur'an-ı Kerim Gösterimi - SyNo: 449
ANoazalan sırada SyNo SrNo SrANo Cuz Arapça Çeviriyazı Diyanet İşleri Sahih International Etiketler
3881 449 37 93 23 فَرَاغَ عَلَيْهِمْ ضَرْبًا بِالْيَمِينِ ferâga `aleyhim ḍarbem bilyemîn. Sonunda, üzerlerine yürüyüp kuvvetle vurdu. And he turned upon them a blow with [his] right hand. Sayfa 449, Cuz 23, الصافات, As-Saaffat—الصافات
3882 449 37 94 23 فَأَقْبَلُوا إِلَيْهِ يَزِفُّونَ feaḳbelû ileyhi yeziffûn. Bunun üzerine putperestler koşarak ona geldiler. Then the people came toward him, hastening. Sayfa 449, Cuz 23, الصافات, As-Saaffat—الصافات
3883 449 37 95 23 قَالَ أَتَعْبُدُونَ مَا تَنْحِتُونَ ḳâle eta`büdûne mâ tenḥitûn. İbrahim onlara şöyle söyledi: "Yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa sizi de, yonttuklarınızı da Allah yaratmıştır." He said, "Do you worship that which you [yourselves] carve, Sayfa 449, Cuz 23, الصافات, As-Saaffat—الصافات
3884 449 37 96 23 وَاللَّهُ خَلَقَكُمْ وَمَا تَعْمَلُونَ vellâhü ḫaleḳaküm vemâ ta`melûn. İbrahim onlara şöyle söyledi: "Yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa sizi de, yonttuklarınızı da Allah yaratmıştır." While Allah created you and that which you do?" Sayfa 449, Cuz 23, الصافات, As-Saaffat—الصافات
3885 449 37 97 23 قَالُوا ابْنُوا لَهُ بُنْيَانًا فَأَلْقُوهُ فِي الْجَحِيمِ ḳâlü-bnû lehû bünyânen feelḳûhü fi-lceḥîm. Putperestler: "Onun için bir yapı yapın da onu oradan ateşin içine atın" dediler. They said, "Construct for him a furnace and throw him into the burning fire." Sayfa 449, Cuz 23, الصافات, As-Saaffat—الصافات
3886 449 37 98 23 فَأَرَادُوا بِهِ كَيْدًا فَجَعَلْنَاهُمُ الْأَسْفَلِينَ feerâdû bihî keyden fece`alnâhümü-l'esfelîn. Ona düzen kurmak istediler, ama Biz onları altettik. And they intended for him a plan, but We made them the most debased. Sayfa 449, Cuz 23, الصافات, As-Saaffat—الصافات
3887 449 37 99 23 وَقَالَ إِنِّي ذَاهِبٌ إِلَىٰ رَبِّي سَيَهْدِينِ veḳâle innî ẕâhibün ilâ rabbî seyehdîn. İbrahim: "Doğrusu ben Rabbim uğrunda sizi bırakıp gidiyorum; O beni doğru yola eriştirir" dedi. And [then] he said, "Indeed, I will go to [where I am ordered by] my Lord; He will guide me. Sayfa 449, Cuz 23, الصافات, As-Saaffat—الصافات
3888 449 37 100 23 رَبِّ هَبْ لِي مِنَ الصَّالِحِينَ rabbi heb lî mine-ṣṣâliḥîn. Rabbim! Bana iyilerden olacak bir çocuk ver diye yalvardı. My Lord, grant me [a child] from among the righteous." Sayfa 449, Cuz 23, الصافات, As-Saaffat—الصافات
3889 449 37 101 23 فَبَشَّرْنَاهُ بِغُلَامٍ حَلِيمٍ febeşşernâhü bigulâmin ḥalîm. Biz de ona yumuşak huylu bir oğlan müjdeledik. So We gave him good tidings of a forbearing boy. Sayfa 449, Cuz 23, الصافات, As-Saaffat—الصافات
3890 449 37 102 23 فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ السَّعْيَ قَالَ يَا بُنَيَّ إِنِّي أَرَىٰ فِي الْمَنَامِ أَنِّي أَذْبَحُكَ فَانظُرْ مَاذَا تَرَىٰ ۚ قَالَ يَا أَبَتِ افْعَلْ مَا تُؤْمَرُ ۖ سَتَجِدُنِي إِن شَاءَ اللَّهُ مِنَ الصَّابِرِينَ felemmâ belega me`ahü-ssa`ye ḳâle yâ büneyye innî erâ fi-lmenâmi ennî eẕbeḥuke fenżur mâẕâ terâ. ḳâle yâ ebeti-f`al mâ tü'mer. setecidünî in şâe-llâhü mine-ṣṣâbirîn. Çocuk kendisinin yanısıra yürümeye başlayınca: "Ey oğulcuğum! Doğrusu ben uykuda iken seni boğazladığımı görüyorum, bir düşün, ne dersin?" dedi. "Ey babacığım! Ne ile emrolundunsa yap, Allah dilerse, sabredenlerden olduğumu göreceksin" dedi. And when he reached with him [the age of] exertion, he said, "O my son, indeed I have seen in a dream that I [must] sacrifice you, so see what you think." He said, "O my father, do as you are commanded. You will find me, if Allah wills, of the steadfast." Sayfa 449, Cuz 23, الصافات, As-Saaffat—الصافات
Sayfa Sayfa Kur'an-ı Kerim Gösterimi - SyNo: 450
ANoazalan sırada SyNo SrNo SrANo Cuz Arapça Çeviriyazı Diyanet İşleri Sahih International Etiketler
3891 450 37 103 23 فَلَمَّا أَسْلَمَا وَتَلَّهُ لِلْجَبِينِ felemmâ eslemâ vetellehû lilcebîn. Böylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye seslendik. And when they had both submitted and he put him down upon his forehead, Sayfa 450, Cuz 23, الصافات, As-Saaffat—الصافات
3892 450 37 104 23 وَنَادَيْنَاهُ أَن يَا إِبْرَاهِيمُ venâdeynâhü ey yâ ibrâhîm. Böylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye seslendik. We called to him, "O Abraham, Sayfa 450, Cuz 23, الصافات, As-Saaffat—الصافات
3893 450 37 105 23 قَدْ صَدَّقْتَ الرُّؤْيَا ۚ إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِنِينَ ḳad ṣaddaḳte-rru'yâ. innâ keẕâlike neczi-lmuḥsinîn. Böylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye seslendik. You have fulfilled the vision." Indeed, We thus reward the doers of good. Sayfa 450, Cuz 23, الصافات, As-Saaffat—الصافات
3894 450 37 106 23 إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ الْبَلَاءُ الْمُبِينُ inne hâẕâ lehüve-lbelâü-lmübîn. Doğrusu bu apaçık bir deneme idi. Indeed, this was the clear trial. Sayfa 450, Cuz 23, الصافات, As-Saaffat—الصافات
3895 450 37 107 23 وَفَدَيْنَاهُ بِذِبْحٍ عَظِيمٍ vefedeynâhü biẕibḥin `ażîm. Ona fidye olarak büyük bir kurbanlık verdik. And We ransomed him with a great sacrifice, Sayfa 450, Cuz 23, الصافات, As-Saaffat—الصافات
3896 450 37 108 23 وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِي الْآخِرِينَ veteraknâ `aleyhi fi-l'âḫirîn. Sonra gelenler içinde "İbrahim'e selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık. And We left for him [favorable mention] among later generations: Sayfa 450, Cuz 23, الصافات, As-Saaffat—الصافات
3897 450 37 109 23 سَلَامٌ عَلَىٰ إِبْرَاهِيمَ selâmün `alâ ibrâhîm. Sonra gelenler içinde "İbrahim'e selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık. Peace upon Abraham. Sayfa 450, Cuz 23, الصافات, As-Saaffat—الصافات
3898 450 37 110 23 كَذَٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِنِينَ keẕâlike neczi-lmuḥsinîn. İşte iyileri böylece mükafatlandırırız. Indeed, We thus reward the doers of good. Sayfa 450, Cuz 23, الصافات, As-Saaffat—الصافات
3899 450 37 111 23 إِنَّهُ مِنْ عِبَادِنَا الْمُؤْمِنِينَ innehû min `ibâdine-lmü'minîn. Doğrusu o, inanmış kullarımızdandı. Indeed, he was of Our believing servants. Sayfa 450, Cuz 23, الصافات, As-Saaffat—الصافات
3900 450 37 112 23 وَبَشَّرْنَاهُ بِإِسْحَاقَ نَبِيًّا مِّنَ الصَّالِحِينَ vebeşşernâhü biisḥâḳa nebiyyem mine-ṣṣâliḥîn. Ona, iyilerden olan İshak'ı peygamber olarak müjdeledik. And We gave him good tidings of Isaac, a prophet from among the righteous. Sayfa 450, Cuz 23, الصافات, As-Saaffat—الصافات

Sayfalar

CSV