Ar-Room—الروم

 
00:00

ŝümme kâne `âḳibete-lleẕîne esâü-ssûâ en keẕẕebû biâyâti-llâhi vekânû bihâ yestehziûn.

Arapça:

ثُمَّ كَانَ عَاقِبَةَ الَّذِينَ أَسَاءُوا السُّوأَىٰ أَن كَذَّبُوا بِآيَاتِ اللَّهِ وَكَانُوا بِهَا يَسْتَهْزِئُونَ

Türkçe:

Sonra o çirkinlik ve kötülük sergileyenlerin sonu, çirkinlik ve kötülüğün en beteri oldu. Çünkü Allah'ın ayetlerini yalanlamışlardı ve o ayetlerle alay ediyorlardı.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Sonra o kötülük edenlerin sonu çok kötü oldu. Çünkü onlar, Allah'ın âyetlerini yalan saydılar ve onlarla alay ediyorlardı.

Diyanet Vakfı:

Sonunda, Allah'ın ayetlerini yalan sayarak ve onları alaya alarak kötülük yapanların akıbetleri pek fena oldu.

İngilizce:

In the long run evil in the extreme will be the End of those who do evil; for that they rejected the Signs of Allah, and held them up to ridicule.

Fransızca:

Puis, mauvaise fut la fin de ceux qui faisaient le mal, ayant traité de mensonges les versets d'Allah et les ayant raillés.

Almanca:

Dann war das Anschließende derjenigen, die schlecht handelten, das Schlechte, da sie ALLAHs Ayat ableugneten und sie zu verspotten pflegten.

Rusça:

Концом тех, кто творил зло, стало зло, потому что они сочли ложью знамения Аллаха и насмехались над ними.

Açıklama:
 
00:00

allâhü yebdeü-lḫalḳa ŝümme yü`îdühû ŝümme ileyhi türce`ûn.

Arapça:

اللَّهُ يَبْدَأُ الْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُ ثُمَّ إِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

Türkçe:

Allah yaratışa başlar, sonra onu varlık alanından çekip tekrar yaratır. En sonunda O'na döndürülürsünüz.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Allah yaratmayı ilkin yapar, sonra da çevirir, onu yeniden yapar. Sonra hep döndürülüp O'na götürüleceksiniz.

Diyanet Vakfı:

Allah, ilkin mahlukunu yaratır, (ölümden) sonra da bunu (yaratmayı), tekrarlar. Sonunda hep O'na döndürüleceksiniz.

İngilizce:

It is Allah Who begins (the process of) creation; then repeats it; then shall ye be brought back to Him.

Fransızca:

C'est Allah qui commence la création; ensuite Il la refait; puis, vers Lui vous serez ramenés.

Almanca:

ALLAH beginnt die Erschaffung, dann wiederholt ER sie, dann werdet ihr zu Ihm zurückgebracht.

Rusça:

Аллах создает творение в первый раз, а затем воссоздает его. А после этого вы будете возвращены к Нему.

Açıklama:
 
00:00

veyevme teḳûmü-ssâ`atü yüblisü-lmücrimûn.

Arapça:

وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ يُبْلِسُ الْمُجْرِمُونَ

Türkçe:

Kıyametin kopacağı gün, günahkârlar sus-pus olacaklardır.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Kıyamet saatinin gelip çattığı gün suçlular, her ümidi keserler.

Diyanet Vakfı:

Kıyametin kopacağı gün, günahkarlar (ümitsizlik içinde) susacaklardır.

İngilizce:

On the Day that the Hour will be established, the guilty will be struck dumb with despair.

Fransızca:

Et le jour où l'Heure arrivera, les criminels seront frappés de désespoir.

Almanca:

Und an dem Tag, wenn die Stunde anschlägt, schweigen die schwer Verfehlenden.

Rusça:

В тот день, когда наступит Час, грешники придут в отчаяние.

Açıklama:
 
00:00

velem yekül lehüm min şürakâihim şüf`âü vekânû bişürakâihim kâfirîn.

Arapça:

وَلَمْ يَكُن لَّهُم مِّن شُرَكَائِهِمْ شُفَعَاءُ وَكَانُوا بِشُرَكَائِهِمْ كَافِرِينَ

Türkçe:

Allah'a ortak tuttukları arasından, kendileri için şefaatçılar çıkmayacaktır. Kendi yandaşlarına nankörlük etmektedir onlar.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Allah'a ortak koştuklarından, kendilerine şefaat edecekler de bulunmaz. Onlar, o zaman Allah'a koştukları ortakları inkâr ederler.

Diyanet Vakfı:

(Allah'a koştukları) ortaklarından kendilerine hiçbir şefaatçı çıkmayacaktır. Zaten onlar, ortaklarını da inkar edeceklerdir.

İngilizce:

No intercessor will they have among their "Partners" and they will (themselves) reject their "Partners".

Fransızca:

Et ils n'auront point d'intercesseurs parmi ceux qu'ils associaient [à Allah] et ils renieront même leurs divinités.

Almanca:

Und für sie gibt es unter den von ihnen Beigesellten keine Fürbittenden. Und sie pflegen dann den von ihnen Beigesellten gegenüber Kufr zu betreiben.

Rusça:

Никто из их сотоварищей не заступится за них, и они отвергнут своих сотоварищей.

Açıklama:
 
00:00

veyevme teḳûmü-ssâ`atü yevmeiẕiy yeteferraḳûn.

Arapça:

وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ يَوْمَئِذٍ يَتَفَرَّقُونَ

Türkçe:

Saat gelip çattığı gün, o gün, hepsi birbirinden ayrılacaktır.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Kıyamet saatinin gelip çattığı gün varya, o gün (inananlarla inanmayanlar) ayrılırlar.

Diyanet Vakfı:

Kıyamet kopacağı gün, işte o gün (müminlerle inkarcılar) birbirlerinden ayrılacaklardır.

İngilizce:

On the Day that the Hour will be established,- that Day shall (all men) be sorted out.

Fransızca:

Le jour où l'Heure arrivera, ce jour-là ils se sépareront [les uns des autres].

Almanca:

Und an dem Tag, wenn die Stunde anschlägt, an diesem Tag werden sie auseinandergehen.

Rusça:

В тот день, когда наступит Час, они (творения) разделятся.

Açıklama:
 
00:00

feemme-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti fehüm fî ravḍatey yuḥberûn.

Arapça:

فَأَمَّا الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَهُمْ فِي رَوْضَةٍ يُحْبَرُونَ

Türkçe:

İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlara gelince, onlar bir bahçe içinde mutlu kılınırlar.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Şimdi iman edip salih ameller yapmış olanlara gelince, onlar bir bahçe içinde neşelenirler.

Diyanet Vakfı:

İman edip iyi işler yapanlara gelince, onlar, cennette nimetlere ve sevince mazhar olacaklardır.

İngilizce:

Then those who have believed and worked righteous deeds, shall be made happy in a Mead of Delight.

Fransızca:

Ceux qui auront cru et accompli de bonnes oeuvres se réjouiront dans un jardin;

Almanca:

Also hinsichtlich derjenigen, die den Iman verinnerlicht und gottgefällig Gutes getan haben, diese sind in einem Garten, sie freuen sich.

Rusça:

Те, которые уверовали и совершали праведные деяния, будут радоваться (или слушать пение) в Райском саду.

Açıklama:
 
00:00

veemme-lleẕîne keferû vekeẕẕebû biâyâtinâ veliḳâi-l'âḫirati feülâike fi-l`aẕâbi muḥḍarûn.

Arapça:

وَأَمَّا الَّذِينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِآيَاتِنَا وَلِقَاءِ الْآخِرَةِ فَأُولَٰئِكَ فِي الْعَذَابِ مُحْضَرُونَ

Türkçe:

İnkâr edip ayetlerimizi ve âhiret buluşmasını yalanlayanlara gelince, onlar azabın içinde hazır bulundurulurlar.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Âyetlerimizi ve âhiret buluşmasını yalan sayıp da küfredenlere gelince, işte onlar o zaman azab içinde hazır bulundurulurlar.

Diyanet Vakfı:

İnkar edenler, ayetlerimizi ve ahiret buluşmasını yalan sayanlar ise, işte onlar azapla yüzyüze bırakılacaklardır.

İngilizce:

And those who have rejected Faith and falsely denied our Signs and the meeting of the Hereafter,- such shall be brought forth to Punishment.

Fransızca:

et quant à ceux qui n'auront pas cru et auront traité de mensonges Nos signes ainsi que la rencontre de l'au-delà, ceux-là seront emmenés au châtiment.

Almanca:

Doch hinsichtlich derjenigen, die Kufr betrieben und Unsere Ayat und die Begegnung im Jenseits abgeleugnet haben, diese werden der Peinigung ausgeliefert.

Rusça:

А те, которые не уверовали и сочли ложью Наши знамения и встречу в Последней жизни, будут испытывать мучения.

Açıklama:
 
00:00

fesübḥâne-llâhi ḥîne tümsûne veḥîne tuṣbiḥûn.

Arapça:

فَسُبْحَانَ اللَّهِ حِينَ تُمْسُونَ وَحِينَ تُصْبِحُونَ

Türkçe:

O halde tespih Allah için. Akşama erdiğinizde de sabaha erdiğinizde de...

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

O halde akşama girdiğiniz zaman da, sabaha girdiğiniz zaman da tesbih Allah'ındır. (daima O, tesbih edilir).

Diyanet Vakfı:

Haydi siz, akşama ulaştığınızda (akşam ve yatsı vaktinde) sabaha kavuştuğunuzda, gündüzün sonunda ve öğle vaktine eriştiğinizde Allah'ı tesbih edin (namaz kılın), ki göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur.

İngilizce:

So (give) glory to Allah, when ye reach eventide and when ye rise in the morning;

Fransızca:

Glorifiez Allah donc, soir et matin !

Almanca:

Also subhanallah , wenn ihr in die Abendzeit und in die Morgenzeit hineingeht.

Rusça:

Славьте же Аллаха, когда для вас наступает вечер и когда наступает утро!

Açıklama:
 
00:00

velehü-lḥamdü fi-ssemâvâti vel'arḍi ve`aşiyyev veḥîne tużhirûn.

Arapça:

وَلَهُ الْحَمْدُ فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَعَشِيًّا وَحِينَ تُظْهِرُونَ

Türkçe:

Göklerde ve yerde hamt da O'na; gün sonunda da öğleye erdiğinizde de.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Göklerde ve yerde, ikindileyin de, öğleye erdiğiniz zaman da hamd O'na mahsustur.

Diyanet Vakfı:

Haydi siz, akşama ulaştığınızda (akşam ve yatsı vaktinde) sabaha kavuştuğunuzda, gündüzün sonunda ve öğle vaktine eriştiğinizde Allah'ı tesbih edin (namaz kılın), ki göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur.

İngilizce:

Yea, to Him be praise, in the heavens and on earth; and in the late afternoon and when the day begins to decline.

Fransızca:

A Lui toute louange dans les cieux et la terre, dans l'après-midi et au milieu de la journée .

Almanca:

Und Ihm gebührt alles Lob in den Himmeln und auf Erden nachts und wenn ihr in die Mittagszeit hineingeht.

Rusça:

Ему надлежит хвала на небесах и на земле. Славьте Его после полудня и в полдень!

Açıklama:
 
00:00

yuḫricü-lḥayye mine-lmeyyiti veyuḫricü-lmeyyite mine-lḥayyi veyuḥyi-l'arḍa ba`de mevtihâ. vekeẕâlike tuḫracûn.

Arapça:

يُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَيُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَيِّ وَيُحْيِي الْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا ۚ وَكَذَٰلِكَ تُخْرَجُونَ

Türkçe:

Diriyi ölüden çıkarır O, ölüyü diriden çıkarır. Ölümünün ardından toprağa hayat verir. Siz de işte böyle çıkarılacaksınız.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

O, ölüden diri çıkarır, diriden ölü çıkarır ve toprağa ölümünden sonra hayat verir. Sizler de işte öyle çıkarılacaksınız.

Diyanet Vakfı:

Ölüden diriyi, diriden de ölüyü O çıkarıyor; yeryüzünü ölümünün ardından O canlandırıyor. İşte siz de (kabirlerinizden) böyle çıkarılacaksınız.

İngilizce:

It is He Who brings out the living from the dead, and brings out the dead from the living, and Who gives life to the earth after it is dead: and thus shall ye be brought out (from the dead).

Fransızca:

Du mort, Il fait sortir le vivant, et du vivant, Il fait sortir le mort. Et Il redonne la vie à la terre après sa mort. Et c'est ainsi que l'on vous fera sortir (à la résurrection).

Almanca:

ER bringt das Lebendige vom Toten heraus, das Tote vom Lebendigen und belebt die Landschaft nach ihrem Tod. Und solcherart werdet ihr hervorgebracht.

Rusça:

Он выводит живое из мертвого и выводит мертвое из живого. Он оживляет землю после ее смерти, и таким же образом вы будете выведены из могил.

Açıklama:

Sayfalar

Ar-Room—الروم beslemesine abone olun.