Arapça:
وَأَرْسَلْنَاهُ إِلَىٰ مِائَةِ أَلْفٍ أَوْ يَزِيدُونَ
Çeviriyazı:
veerselnâhü ilâ mieti elfin ev yezîdûn.
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
Biz onu (Yunus'u) yüz bin veya daha çok insana peygamber olarak gönderdik.
Diyanet İşleri:
Onu, yüzbin veya daha çok kişiye peygamber olarak gönderdik.
Abdulbakî Gölpınarlı:
Ve onu yüz bin kişiye, yahut daha da artmakta olan bir topluluğa peygamber olarak gönderdik.
Şaban Piriş:
Sonra da onu yüz bin kişiye veya daha fazlasına göndermiştik.
Edip Yüksel:
Biz onu yüzbin veya daha çok kişiye gönderdik.
Ali Bulaç:
Onu yüzbin veya (sayısı) daha da artan (bir topluluk)a (peygamber olarak) gönderdik.
Suat Yıldırım:
Biz onu yüz bin nüfuslu bir şehre göndermiştik, hatta gittikçe nüfusları artıyordu da. {KM, Yunus 4,11}
Ömer Nasuhi Bilmen:
(147-148) Ve O´nu yüz bin ve daha artar olana (böyle bir kavme peygamber) gönderdik. Nihâyet imân ettiler, artık onları bir müddete kadar geçindirdik (faidelendirdik).
Yaşar Nuri Öztürk:
Onu yüzbin kişiye yahut daha fazla olanlara elçi olarak gönderdik.
Bekir Sadak:
Allah kizlari, ogullara tercih mi etmis?
İbni Kesir:
Onu yüz bin veya daha fazlasına elçi gönderdik.
Adem Uğur:
Onu, yüz bin veya daha çok kişiye peygamber olarak gönderdik.
İskender Ali Mihr:
Ve onu yüz bin veya daha fazla (kişiye), (resûl olarak) gönderdik.
Celal Yıldırım:
Ve onu yüzbin veya daha fazla bir topluluğa peygamber olarak gönderdik.
Tefhim ul Kuran:
Onu yüz bin olan veya (sayısı) daha da artan (bir topluluk)a (peygamber olarak) gönderdik.
Fransızca:
et l'envoyâmes ensuite (comme prophète) vers cent mille hommes ou plus.
İspanyolca:
Y le enviamos a cien mil o más.
İtalyanca:
Lo inviammo a centomila [uomini], o ancor di più.
Almanca:
Und WIR entsandten ihn zu Hunderttausend, sondern noch mehr waren sie.
Çince:
我曾派遣他去教化十多万民众。
Hollandaca:
Wij zonden hem daarna tot een volk van honderdduizend zielen of meer.
Rusça:
Мы отправили его к ста тысячам или даже больше того.
Somalice:
Waxaana u diray Boqolkun oo dad ah ama ka badan.
Swahilice:
Na tulimtuma kwa watu laki moja au zaidi.
Uygurca:
ئۇنى بىز 100 مىڭ، بەلكى (بۇنىڭدىنمۇ) كۆپ (بىر قەۋمگە پەيغەمبەر قىلىپ) ئەۋەتتۇق
Japonca:
そして10万人,またはそれ以上(の民)にかれを遣わした。
Arapça (Ürdün):
«وأرسلناه» بعد ذلك كقبله إلى قوم بنينوى من أرض الموصل «إلى مائة ألف أو» بل «يزيدون» عشرين أو ثلاثين أو سبعين ألفا.
Hintçe:
और (इसके बाद) हमने एक लाख बल्कि (एक हिसाब से) ज्यादा आदमियों की तरफ (पैग़म्बर बना कर भेजा)
Tayca:
และเราได้ส่งเขาไปยัง (หมู่บ้านของเขา) มีจำนวนหนึ่งแสนคนหรือเกินกว่านั้น
İbranice:
ואחר-כך שלחנו אותו להזהיר עיר שתושביה מאה אלף או יותר
Hırvatça:
i poslasmo ga stotini hiljada ljudi, i više,
Rumence:
Noi l-am trimis apoi la o sută de mii de oameni ori chiar mai mulţi.
Transliteration:
Waarsalnahu ila miati alfin aw yazeedoona
Türkçe:
Onu yüzbin kişiye yahut daha fazla olanlara elçi olarak gönderdik.
Sahih International:
And We sent him to [his people of] a hundred thousand or more.
İngilizce:
And We sent him (on a mission) to a hundred thousand (men) or more.
Azerbaycanca:
Biz onu yüz min nəfərə və daha çox kimsəyə peyğəmbər göndərdik.
Süleyman Ateş:
Ve onu yüz bin insana, ya da daha fazla olanlara elçi gönderdik.
Diyanet Vakfı:
Onu, yüz bin veya daha çok kişiye peygamber olarak gönderdik.
Erhan Aktaş:
Onu, nüfusu yüz binden fazla bir halka Resûl olarak gönderdik.
Kral Fahd:
Onu, yüz bin veya daha çok kişiye peygamber olarak gönderdik.
Hasan Basri Çantay:
Onu yüz bine peygamber gönderdik. Hattâ artıyorlardı da.
Muhammed Esed:
Ve onu (bir kez daha kendi halkına,) yüz bin veya daha fazla (kişi)ye gönderdik.
Gültekin Onan:
Onu yüz bin veya (sayısı) daha da artan (bir topluluk)a (peygamber olarak) gönderdik.
Ali Fikri Yavuz:
Biz onu yüzbine, hatta daha ziyadesine peygamber göndermiştik.
Portekizce:
E o enviamos a cem mil (indivíduos) ou mais.
İsveççe:
Så sände Vi honom tillbaka till [hans folk,] hundra tusen [människor] eller ännu fler;
Farsça:
و او را به سوی [قومی ] یکصد هزار نفر [ی] یا بیشتر فرستادیم.
Kürtçe:
ئەوسا بە پێغەمبەرێتی ناردمان بۆ لای سەد ھەزار کەس یان زیاتر
Özbekçe:
Ва уни юз минг ёки ундан кўпроққа Пайғамбар қилиб юбордик.
Malayca:
Dan (Nabi Yunus yang tersebut kisahnya itu) Kami utuskan kepada (kaumnya yang seramai) seratus ribu atau lebih.
Arnavutça:
dhe Ne e dërguam atë te njëqind mijë e më tepër njerëz,
Bulgarca:
И го изпратихме при сто хиляди души, дори повече.
Sırpça:
и посласмо га стотини хиљада људи, и више,
Çekçe:
Potom jsme jej ke sto tisícům či více nevěřícím poslali,
Urduca:
اس کے بعد ہم نے اُسے ایک لاکھ، یا اس سے زائد لوگوں کی طرف بھیجا
Tacikçe:
Ва ӯро ба пайғамбарӣ бар сад ҳазор кас ва бештар фиристодем.
Tatarca:
Без аны йөз меңле яки йөз меңнән артыграк кешеле шәһәргә пәйгамбәр итеп җибәргән идек, балык карыныннан чыккач та шул шәһәргә җибәрдек.
Endonezyaca:
Dan Kami utus dia kepada seratus ribu orang atau lebih.
Amharca:
ወደ መቶ ሺሕ ሰዎችም (ዳግመኛ) ላክነው፡፡ ከቶውንም ይጨምራሉ፡፡
Tamilce:
இன்னும், ஒரு இலட்சம் அல்லது அதை விட அதிகமானவர்களுக்கு (தூதராக) அவரை அனுப்பினோம்.
Korece:
하나님이 십만명 이상의 백 성들에게 그를 보냈더니
Vietnamca:
(Sau đó) TA đã cử Y đến với một trăm ngàn người dân hoặc nhiều hơn.
Ayet Linkleri: