Kur'an Ayetleri

Sûre No: 

37

Sûredeki Ayet No: 

147

Ayet No: 

3935

Sayfa No: 

451

Nüzûl Yeri: 

Arapça: 

وَأَرْسَلْنَاهُ إِلَىٰ مِائَةِ أَلْفٍ أَوْ يَزِيدُونَ

Çeviriyazı: 

veerselnâhü ilâ mieti elfin ev yezîdûn.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır: 

Biz onu (Yunus'u) yüz bin veya daha çok insana peygamber olarak gönderdik.

Diyanet İşleri: 

Onu, yüzbin veya daha çok kişiye peygamber olarak gönderdik.

Abdulbakî Gölpınarlı: 

Ve onu yüz bin kişiye, yahut daha da artmakta olan bir topluluğa peygamber olarak gönderdik.

Şaban Piriş: 

Sonra da onu yüz bin kişiye veya daha fazlasına göndermiştik.

Edip Yüksel: 

Biz onu yüzbin veya daha çok kişiye gönderdik.

Ali Bulaç: 

Onu yüzbin veya (sayısı) daha da artan (bir topluluk)a (peygamber olarak) gönderdik.

Suat Yıldırım: 

Biz onu yüz bin nüfuslu bir şehre göndermiştik, hatta gittikçe nüfusları artıyordu da. {KM, Yunus 4,11}

Ömer Nasuhi Bilmen: 

(147-148) Ve O´nu yüz bin ve daha artar olana (böyle bir kavme peygamber) gönderdik. Nihâyet imân ettiler, artık onları bir müddete kadar geçindirdik (faidelendirdik).

Yaşar Nuri Öztürk: 

Onu yüzbin kişiye yahut daha fazla olanlara elçi olarak gönderdik.

Bekir Sadak: 

Allah kizlari, ogullara tercih mi etmis?

İbni Kesir: 

Onu yüz bin veya daha fazlasına elçi gönderdik.

Adem Uğur: 

Onu, yüz bin veya daha çok kişiye peygamber olarak gönderdik.

İskender Ali Mihr: 

Ve onu yüz bin veya daha fazla (kişiye), (resûl olarak) gönderdik.

Celal Yıldırım: 

Ve onu yüzbin veya daha fazla bir topluluğa peygamber olarak gönderdik.

Tefhim ul Kuran: 

Onu yüz bin olan veya (sayısı) daha da artan (bir topluluk)a (peygamber olarak) gönderdik.

Fransızca: 

et l'envoyâmes ensuite (comme prophète) vers cent mille hommes ou plus.

İspanyolca: 

Y le enviamos a cien mil o más.

İtalyanca: 

Lo inviammo a centomila [uomini], o ancor di più.

Almanca: 

Und WIR entsandten ihn zu Hunderttausend, sondern noch mehr waren sie.

Çince: 

我曾派遣他去教化十多万民众。

Hollandaca: 

Wij zonden hem daarna tot een volk van honderdduizend zielen of meer.

Rusça: 

Мы отправили его к ста тысячам или даже больше того.

Somalice: 

Waxaana u diray Boqolkun oo dad ah ama ka badan.

Swahilice: 

Na tulimtuma kwa watu laki moja au zaidi.

Uygurca: 

ئۇنى بىز 100 مىڭ، بەلكى (بۇنىڭدىنمۇ) كۆپ (بىر قەۋمگە پەيغەمبەر قىلىپ) ئەۋەتتۇق

Japonca: 

そして10万人,またはそれ以上(の民)にかれを遣わした。

Arapça (Ürdün): 

«وأرسلناه» بعد ذلك كقبله إلى قوم بنينوى من أرض الموصل «إلى مائة ألف أو» بل «يزيدون» عشرين أو ثلاثين أو سبعين ألفا.

Hintçe: 

और (इसके बाद) हमने एक लाख बल्कि (एक हिसाब से) ज्यादा आदमियों की तरफ (पैग़म्बर बना कर भेजा)

Tayca: 

และเราได้ส่งเขาไปยัง (หมู่บ้านของเขา) มีจำนวนหนึ่งแสนคนหรือเกินกว่านั้น

İbranice: 

ואחר-כך שלחנו אותו להזהיר עיר שתושביה מאה אלף או יותר

Hırvatça: 

i poslasmo ga stotini hiljada ljudi, i više,

Rumence: 

Noi l-am trimis apoi la o sută de mii de oameni ori chiar mai mulţi.

Transliteration: 

Waarsalnahu ila miati alfin aw yazeedoona

Türkçe: 

Onu yüzbin kişiye yahut daha fazla olanlara elçi olarak gönderdik.

Sahih International: 

And We sent him to [his people of] a hundred thousand or more.

İngilizce: 

And We sent him (on a mission) to a hundred thousand (men) or more.

Azerbaycanca: 

Biz onu yüz min nəfərə və daha çox kimsəyə peyğəmbər göndərdik.

Süleyman Ateş: 

Ve onu yüz bin insana, ya da daha fazla olanlara elçi gönderdik.

Diyanet Vakfı: 

Onu, yüz bin veya daha çok kişiye peygamber olarak gönderdik.

Erhan Aktaş: 

Onu, nüfusu yüz binden fazla bir halka Resûl olarak gönderdik.

Kral Fahd: 

Onu, yüz bin veya daha çok kişiye peygamber olarak gönderdik.

Hasan Basri Çantay: 

Onu yüz bine peygamber gönderdik. Hattâ artıyorlardı da.

Muhammed Esed: 

Ve onu (bir kez daha kendi halkına,) yüz bin veya daha fazla (kişi)ye gönderdik.

Gültekin Onan: 

Onu yüz bin veya (sayısı) daha da artan (bir topluluk)a (peygamber olarak) gönderdik.

Ali Fikri Yavuz: 

Biz onu yüzbine, hatta daha ziyadesine peygamber göndermiştik.

Portekizce: 

E o enviamos a cem mil (indivíduos) ou mais.

İsveççe: 

Så sände Vi honom tillbaka till [hans folk,] hundra tusen [människor] eller ännu fler;

Farsça: 

و او را به سوی [قومی ] یکصد هزار نفر [ی] یا بیشتر فرستادیم.

Kürtçe: 

ئەوسا بە پێغەمبەرێتی ناردمان بۆ لای سەد ھەزار کەس یان زیاتر

Özbekçe: 

Ва уни юз минг ёки ундан кўпроққа Пайғамбар қилиб юбордик.

Malayca: 

Dan (Nabi Yunus yang tersebut kisahnya itu) Kami utuskan kepada (kaumnya yang seramai) seratus ribu atau lebih.

Arnavutça: 

dhe Ne e dërguam atë te njëqind mijë e më tepër njerëz,

Bulgarca: 

И го изпратихме при сто хиляди души, дори повече.

Sırpça: 

и посласмо га стотини хиљада људи, и више,

Çekçe: 

Potom jsme jej ke sto tisícům či více nevěřícím poslali,

Urduca: 

اس کے بعد ہم نے اُسے ایک لاکھ، یا اس سے زائد لوگوں کی طرف بھیجا

Tacikçe: 

Ва ӯро ба пайғамбарӣ бар сад ҳазор кас ва бештар фиристодем.

Tatarca: 

Без аны йөз меңле яки йөз меңнән артыграк кешеле шәһәргә пәйгамбәр итеп җибәргән идек, балык карыныннан чыккач та шул шәһәргә җибәрдек.

Endonezyaca: 

Dan Kami utus dia kepada seratus ribu orang atau lebih.

Amharca: 

ወደ መቶ ሺሕ ሰዎችም (ዳግመኛ) ላክነው፡፡ ከቶውንም ይጨምራሉ፡፡

Tamilce: 

இன்னும், ஒரு இலட்சம் அல்லது அதை விட அதிகமானவர்களுக்கு (தூதராக) அவரை அனுப்பினோம்.

Korece: 

하나님이 십만명 이상의 백 성들에게 그를 보냈더니

Vietnamca: 

(Sau đó) TA đã cử Y đến với một trăm ngàn người dân hoặc nhiều hơn.