Cuz 30

 
00:00

er raâhü-stagnâ.

Arapça:

أَن رَّآهُ اسْتَغْنَىٰ

Türkçe:

Kendisini her türlü ihtiyacın üstünde görmüştür.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Kendisinin muhtaç olmadığını zannettiği için.

Diyanet Vakfı:

Kendini kendine yeterli gördüğü için.

İngilizce:

In that he looketh upon himself as self-sufficient.

Fransızca:

dès qu'il estime qu'il peut se suffire à lui-même (à cause de sa richesse).

Almanca:

wenn er sich reich sieht.

Rusça:

когда ему кажется, что он ни в чем не нуждается.

Açıklama:
 
00:00

inne ilâ rabbike-rruc`â.

Arapça:

إِنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ الرُّجْعَىٰ

Türkçe:

Oysaki, dönüş yalnız Rabbinedir!

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Muhakkak ki dönüş mutlaka Rabbinedir.

Diyanet Vakfı:

Kuşkusuz dönüş Rabbinedir.

İngilizce:

Verily, to thy Lord is the return (of all).

Fransızca:

Mais, c'est vers ton Seigneur qu'est le retour.

Almanca:

Gewiß, zu deinem HERRN ist die Rückkehr.

Rusça:

Но к твоему Господу предстоит возвращение.

Açıklama:
 
00:00

era'eyte-lleẕî yenhâ.

Arapça:

أَرَأَيْتَ الَّذِي يَنْهَىٰ

Türkçe:

Gördün mü o yasaklayanı,

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Namaz kıldığı zaman, bir kulu engelleyeni gördün mü?

Diyanet Vakfı:

Gördün mü şu men edeni,

İngilizce:

Seest thou one who forbids-

Fransızca:

As-tu vu celui qui interdit

Almanca:

Wie seht ihr denjenigen, der es verbietet

Rusça:

Видел ли ты того, кто мешает

Açıklama:
 
00:00

`abden iẕâ ṣallâ.

Arapça:

عَبْدًا إِذَا صَلَّىٰ

Türkçe:

Bir kulu namaz kılarken/dua ederken;

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Namaz kıldığı zaman, bir kulu engelleyeni gördün mü?

Diyanet Vakfı:

Namaz kılarken bir kulu (Peygamber'i namazdan)?

İngilizce:

A votary when he (turns) to pray?

Fransızca:

à un serviteur d'Allah (Muhammad) de célébrer la Salat ?

Almanca:

einem Diener, wenn er das rituelle Gebet verrichtet?!

Rusça:

рабу, когда тот молится?

Açıklama:
 
00:00

era'eyte in kâne `ale-lhüdâ.

Arapça:

أَرَأَيْتَ إِن كَانَ عَلَى الْهُدَىٰ

Türkçe:

Gördün mü! Ya o iyilik ve doğruluk üzere ise?!

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Gördün mü (ne dersin?), ya o (kul) doğru yolda olur,

Diyanet Vakfı:

Gördün mü, ya o (Peygamber) doğru yolda olur,

İngilizce:

Seest thou if he is on (the road of) Guidance?-

Fransızca:

Vois-tu s'il est sur la bonne voie,

Almanca:

Wie seht ihr es? Sollte er rechtgeleitet sein,

Rusça:

Как ты думаешь, а вдруг он был на правом пути

Açıklama:
 
00:00

ev emera bittaḳvâ.

Arapça:

أَوْ أَمَرَ بِالتَّقْوَىٰ

Türkçe:

Ya o, takvayı emrediyorsa!

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Veya kötülüklerden sakınmayı emrederse?

Diyanet Vakfı:

Yahut takvayı emrediyorsa?

İngilizce:

Or enjoins Righteousness?

Fransızca:

ou s'il ordonne la piété ?

Almanca:

oder Taqwa gebieten?!

Rusça:

или призывал к богобоязненности?

Açıklama:
 
00:00

era'eyte in keẕẕebe vetevellâ.

Arapça:

أَرَأَيْتَ إِن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ

Türkçe:

Gördün mü! Ya şu yalanlamış, sırt dönmüşse!

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Gördün mü, ya bu (adam, hakkı) yalanlar, yüzçevirirse,

Diyanet Vakfı:

Ne dersin o (meneden, Peygamber'i) yalanlıyor ve doğru yoldan yüz çeviriyorsa!

İngilizce:

Seest thou if he denies (Truth) and turns away?

Fransızca:

Vois-tu s'il dément et tourne le dos ?

Almanca:

Wie seht ihr es? Sollte er ableugnen und den Rücken kehren?!

Rusça:

Как ты думаешь, а вдруг он счел ложью истину и отвернулся?

Açıklama:
 
00:00

elem ya`lem bienne-llâhe yerâ.

Arapça:

أَلَمْ يَعْلَم بِأَنَّ اللَّهَ يَرَىٰ

Türkçe:

Bilmedi mi ki Allah gerçekten görür!

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

O adam, Allah'ın kendini gördüğünü hiç bilmiyor mu?

Diyanet Vakfı:

(Bu adam) Allah'ın, (yaptıklarını) gördüğünü bilmez mi!

İngilizce:

Knoweth he not that Allah doth see?

Fransızca:

Ne sait-il pas que vraiment Allah voit ?

Almanca:

Wußte er 4 etwa nicht, daß ALLAH sieht?!

Rusça:

Неужели он не знал, что Аллах видит его?

Açıklama:
 
00:00

kellâ leil lem yentehi lenesfe`am binnâṣiyeh.

Arapça:

كَلَّا لَئِن لَّمْ يَنتَهِ لَنَسْفَعًا بِالنَّاصِيَةِ

Türkçe:

İş, sandığı gibi değil! Eğer vazgeçmezse yemin olsun, o alnı mutlaka tutup sürteceğiz!

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Hayır, hayır! Eğer o, bu davranışından vazgeçmezse, and olsun ki biz, onu perçeminden, o günahkâr ve yalancı perçeminden tutup cehenneme sürükleriz.

Diyanet Vakfı:

Hayır, hayır! Eğer vazgeçmezse, derhal onu alnından (perçeminden), yakalarız (cehenneme atarız).

İngilizce:

Let him beware! If he desist not, We will drag him by the forelock,-

Fransızca:

Mais non ! S'il ne cesse pas, Nous le saisirons certes, par le toupet,

Almanca:

Gewiß, nein! Wenn er nicht aufhört, werden WIR doch die Stirnhaare zerren,

Rusça:

Но нет, если он не перестанет, то Мы схватим его за хохол -

Açıklama:
 
00:00

nâṣiyetin kâẕibetin ḫâṭieh.

Arapça:

نَاصِيَةٍ كَاذِبَةٍ خَاطِئَةٍ

Türkçe:

O yalancı, o günahkâr alnı.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Hayır, hayır! Eğer o, bu davranışından vazgeçmezse, and olsun ki biz, onu perçeminden, o günahkâr ve yalancı perçeminden tutup cehenneme sürükleriz.

Diyanet Vakfı:

O yalancı, günahkar alından (perçemden),

İngilizce:

A lying, sinful forelock!

Fransızca:

le toupet d'un menteur, d'un pécheur.

Almanca:

Stirnhaare, die lügnerisch und verfehlend sind.

Rusça:

хохол лживый, грешный.

Açıklama:

Sayfalar

Cuz 30 beslemesine abone olun.