
felyed`u nâdiyeh.
Arapça:
فَلْيَدْعُ نَادِيَهُ
Türkçe:
Hadi çağırsın derneğini/kurultayını!
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
O zaman o taraftarlarını yardıma çağırsın.
Diyanet Vakfı:
O, hemen gidip meclisini (kendi taraftarlarını) çağırsın.
İngilizce:
Then, let him call (for help) to his council (of comrades):
Fransızca:
Qu'il appelle donc son assemblée.
Almanca:
So soll er seine Vereinigung rufen!
Rusça:
Пусть он зовет свое сборище.
Açıklama:

sened`u-zzebâniyeh.
Arapça:
سَنَدْعُ الزَّبَانِيَةَ
Türkçe:
Biz de çağıracağız zebanileri!
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
Biz de Zebanileri çağıracağız.
Diyanet Vakfı:
Biz de zebanileri çağıracağız.
İngilizce:
We will call on the angels of punishment (to deal with him)!
Fransızca:
Nous appellerons les gardiens (de l'Enfer).
Almanca:
WIR werden die strengen Engel rufen.
Rusça:
Мы же позовем адских стражей!
Açıklama:

kellâ. lâ tüṭi`hü vescüd vaḳterib.
Arapça:
كَلَّا لَا تُطِعْهُ وَاسْجُدْ وَاقْتَرِب ۩
Türkçe:
Sakın, sakın! Ona boyun eğme; secde et ve yaklaş!
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
Sakın onu dinleme de (Rabbine) secde et ve yaklaş.
Diyanet Vakfı:
Hayır! Ona uyma! Allah'a secde et ve (yalnızca O'na) yaklaş!
İngilizce:
Nay, heed him not: But bow down in adoration, and bring thyself the closer (to Allah)!
Fransızca:
Non ! Ne lui obéis pas; mais prosterne-toi et rapproche-toi
Almanca:
Gewiß, nein! Höre nicht auf ihn, vollziehe Sudschud und nähere dich!
Rusça:
Но нет! Не повинуйся ему, а пади ниц и приближайся к Аллаху.
Açıklama:

innâ enzelnâhü fî leyleti-lḳadr.
Arapça:
بِّسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ إِنَّا أَنزَلْنَاهُ فِي لَيْلَةِ الْقَدْرِ
Türkçe:
Biz onu Kadir Gecesi'nde indirdik.
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
Biz o (Kur'ân)nu Kadir gecesinde indirdik.
Diyanet Vakfı:
Biz onu (Kur'an'ı) Kadir gecesinde indirdik.
İngilizce:
We have indeed revealed this (Message) in the Night of Power:
Fransızca:
Nous l'avons certes, fait descendre (le Coran) pendant la nuit d'Al-Qadr.
Almanca:
Gewiß, WIR sandten ihn in der Nacht von Al-qadr hinab.
Rusça:
Воистину, Мы ниспослали его (Коран) в ночь предопределения (или величия).
Açıklama:

vemâ edrâke mâ leyletü-lḳadr.
Arapça:
وَمَا أَدْرَاكَ مَا لَيْلَةُ الْقَدْرِ
Türkçe:
Kadir Gecesi'nin niteliğini sana gösteren nedir?
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
Kadir gecesinin ne olduğunu sen nereden bileceksin?
Diyanet Vakfı:
Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin?
İngilizce:
And what will explain to thee what the night of power is?
Fransızca:
Et qui te dira ce qu'est la nuit d'Al-Qadr ?
Almanca:
Und was weißt du, was Al-qadr-Nacht ist?!
Rusça:
Откуда ты мог знать, что такое ночь предопределения (или величия)?
Açıklama:

leyletü-lḳadri ḫayrum min elfi şehr.
Arapça:
لَيْلَةُ الْقَدْرِ خَيْرٌ مِّنْ أَلْفِ شَهْرٍ
Türkçe:
Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır!
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.
Diyanet Vakfı:
Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır.
İngilizce:
The Night of Power is better than a thousand months.
Fransızca:
La nuit d'Al-Qadr est meilleure que mille mois.
Almanca:
Die Al-qadr-Nacht ist besser als tausend Monate.
Rusça:
Ночь предопределения (или величия) лучше тысячи месяцев.
Açıklama:

tenezzelü-lmelâiketü verrûḥu fîhâ biiẕni rabbihim. min külli emr.
Arapça:
تَنَزَّلُ الْمَلَائِكَةُ وَالرُّوحُ فِيهَا بِإِذْنِ رَبِّهِم مِّن كُلِّ أَمْرٍ
Türkçe:
Melekler ve Rûh, Rablerinin izniyle o gecede her iş için iner de iner!
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
Melekler ve Ruh (Cebrail veya Ruh adındaki melek) o gece Rablerinin izniyle, her iş için inerler.
Diyanet Vakfı:
O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail), her iş için iner dururlar.
İngilizce:
Therein come down the angels and the Spirit by Allah's permission, on every errand:
Fransızca:
Durant celle-ci descendent les Anges ainsi que l'Esprit , par permission de leur Seigneur pour tout ordre.
Almanca:
Die Engel und der Ruhh werden in ihr mit der Zustimmung ihres HERRN wegen jeder Angelegenheit nach und nach hinabgesandt.
Rusça:
В эту ночь ангелы и Дух (Джибриль) нисходят с дозволения их Господа по всем Его повелениям.
Açıklama:

selâmün. hiye ḥattâ maṭle`i-lfecr.
Arapça:
سَلَامٌ هِيَ حَتَّىٰ مَطْلَعِ الْفَجْرِ
Türkçe:
Bir esenlik ve huzur vardır; sürüp gider o, tan yeri ağarıncaya kadar!
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
O gece, tanyeri ağarıncaya kadar süren bir selâmettir.
Diyanet Vakfı:
O gece, esenlik doludur. Ta fecrin doğuşuna kadar.
İngilizce:
Peace!...This until the rise of morn!
Fransızca:
Elle est paix et salut jusqu'à l'apparition de l'aube.
Almanca:
Salam ist sie bis zum Anbruch der Morgendämmerung.
Rusça:
Она благополучна вплоть до наступления зари.
Açıklama:

lem yeküni-lleẕîne keferû min ehli-lkitâbi velmüşrikîne münfekkîne ḥattâ te'tiyehümü-lbeyyineh.
Arapça:
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ لَمْ يَكُنِ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ أَهْلِ الْكِتَابِ وَالْمُشْرِكِينَ مُنفَكِّينَ حَتَّىٰ تَأْتِيَهُمُ الْبَيِّنَةُ
Türkçe:
Ehlikitap'tan küfre sapanlarla müşrikler, kendilerine beyyine/açık kanıt gelinceye kadar çözülüp ayrılacak değillerdi.
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
Kitap ehlinden ve müşriklerden (Hakk'ı) tanımayanlar, kendilerine açık delil gelinceye kadar inkârlarından ayrılacak değillerdi.
Diyanet Vakfı:
Apaçık delil kendilerine gelinceye kadar ehl-i kitaptan ve müşriklerden inkarcılar (küfürden) ayrılacak değillerdi.
İngilizce:
Those who reject (Truth), among the People of the Book and among the Polytheists, were not going to depart (from their ways) until there should come to them Clear Evidence,-
Fransızca:
Les infidèles parmi les gens du Livre, ainsi que les Associateurs, ne cesseront pas de mécroire jusqu'à ce que leur vienne la Preuve évidente :
Almanca:
Diejenigen von den Schriftbesitzern, die Kufr betrieben haben, und die Muschrik werden nicht loslassen, bis zu ihnen die Deutlichkeit kommt,
Rusça:
Неуверовавшие люди Писания и многобожники не расстались с неверием, пока к ним не явилось ясное знамение -
Açıklama:

rasûlüm mine-llâhi yetlû ṣuḥufem müṭahherah.
Arapça:
رَسُولٌ مِّنَ اللَّهِ يَتْلُو صُحُفًا مُّطَهَّرَةً
Türkçe:
Allah tarafından gönderilen, tertemiz sayfalar okuyan bir resul gelinceye dek.
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
(Bu delil), tertemiz sayfaları okuyan, Allah tarafından gönderilmiş bir peygamberdir.
Diyanet Vakfı:
(İşte o apaçık delil,) Allah tarafından gönderilen ve tertemiz sahifeleri okuyan bir elçidir.
İngilizce:
An messenger from Allah, rehearsing scriptures kept pure and holy:
Fransızca:
un Messager, de la part d'Allah, qui leur récite des feuilles purifiées,
Almanca:
ein Gesandter von ALLAH, der gereinigte Schriften vorträgt,
Rusça:
Посланник Аллаха, который читает очищенные свитки. В них содержатся правдивые Писания.
Açıklama:
Sayfalar
