Sayfa Sayfa Kur'an Gösterimi

Sayfa Sayfa Kur'an-ı Kerim Gösterimi - SyNo: 536
ANoazalan sırada SyNo SrNo SrANo Cuz Arapça Çeviriyazı Diyanet İşleri Sahih International Etiketler
5041 536 56 62 27 وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ النَّشْأَةَ الْأُولَىٰ فَلَوْلَا تَذَكَّرُونَ veleḳad `alimtümü-nneş'ete-l'ûlâ felevlâ teẕekkerûn. And olsun ki, ilk yaratmayı bilirsiniz, yine de düşünmez misiniz? And you have already known the first creation, so will you not remember? Sayfa 536, Cuz 27, الواقعة, Al-Waqia—الواقعة
5042 536 56 63 27 أَفَرَأَيْتُم مَّا تَحْرُثُونَ eferaeytüm mâ taḥruŝûn. Söyleyin, ektiklerinizi yerden bitirenler sizler misiniz, yoksa Biz mi bitiriyoruz? And have you seen that [seed] which you sow? Sayfa 536, Cuz 27, الواقعة, Al-Waqia—الواقعة
5043 536 56 64 27 أَأَنتُمْ تَزْرَعُونَهُ أَمْ نَحْنُ الزَّارِعُونَ eentüm tezra`ûnehû em naḥnü-zzâri`ûn. Söyleyin, ektiklerinizi yerden bitirenler sizler misiniz, yoksa Biz mi bitiriyoruz? Is it you who makes it grow, or are We the grower? Sayfa 536, Cuz 27, الواقعة, Al-Waqia—الواقعة
5044 536 56 65 27 لَوْ نَشَاءُ لَجَعَلْنَاهُ حُطَامًا فَظَلْتُمْ تَفَكَّهُونَ lev neşâü lece`alnâhü ḥuṭâmen feżaltüm tefekkehûn. Dilersek Biz onu çerçöp yaparız, şaşar kalırsınız; "Doğrusu borç altına girdik, hatta yoksun kaldık". If We willed, We could make it [dry] debris, and you would remain in wonder, Sayfa 536, Cuz 27, الواقعة, Al-Waqia—الواقعة
5045 536 56 66 27 إِنَّا لَمُغْرَمُونَ innâ lemugramûn. Dilersek Biz onu çerçöp yaparız, şaşar kalırsınız; "Doğrusu borç altına girdik, hatta yoksun kaldık". [Saying], "Indeed, we are [now] in debt; Sayfa 536, Cuz 27, الواقعة, Al-Waqia—الواقعة
5046 536 56 67 27 بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ bel naḥnü maḥrûmûn. Dilersek Biz onu çerçöp yaparız, şaşar kalırsınız; "Doğrusu borç altına girdik, hatta yoksun kaldık". Rather, we have been deprived." Sayfa 536, Cuz 27, الواقعة, Al-Waqia—الواقعة
5047 536 56 68 27 أَفَرَأَيْتُمُ الْمَاءَ الَّذِي تَشْرَبُونَ eferaeytümü-lmâe-lleẕî teşrabûn. Söyleyin; içtiğiniz suyu buluttan indirenler sizler misiniz yoksa onu Biz mi indiririz? And have you seen the water that you drink? Sayfa 536, Cuz 27, الواقعة, Al-Waqia—الواقعة
5048 536 56 69 27 أَأَنتُمْ أَنزَلْتُمُوهُ مِنَ الْمُزْنِ أَمْ نَحْنُ الْمُنزِلُونَ eentüm enzeltümûhü mine-lmüzni em naḥnü-lmünzilûn. Söyleyin; içtiğiniz suyu buluttan indirenler sizler misiniz yoksa onu Biz mi indiririz? Is it you who brought it down from the clouds, or is it We who bring it down? Sayfa 536, Cuz 27, الواقعة, Al-Waqia—الواقعة
5049 536 56 70 27 لَوْ نَشَاءُ جَعَلْنَاهُ أُجَاجًا فَلَوْلَا تَشْكُرُونَ lev neşâü ce`alnâhü ücâcen felevlâ teşkürûn. Dileseydik onu acılaştırırdık; hala şükretmez misiniz? If We willed, We could make it bitter, so why are you not grateful? Sayfa 536, Cuz 27, الواقعة, Al-Waqia—الواقعة
5050 536 56 71 27 أَفَرَأَيْتُمُ النَّارَ الَّتِي تُورُونَ eferaeytümü-nnâra-lletî tûrûn. Söyleyin; yaktığınız ateşin ağacını var eden sizler misiniz, yoksa onu Biz mi var ederiz? And have you seen the fire that you ignite? Sayfa 536, Cuz 27, الواقعة, Al-Waqia—الواقعة
5051 536 56 72 27 أَأَنتُمْ أَنشَأْتُمْ شَجَرَتَهَا أَمْ نَحْنُ الْمُنشِئُونَ eentüm enşe'tüm şeceratehâ em naḥnü-lmünşiûn. Söyleyin; yaktığınız ateşin ağacını var eden sizler misiniz, yoksa onu Biz mi var ederiz? Is it you who produced its tree, or are We the producer? Sayfa 536, Cuz 27, الواقعة, Al-Waqia—الواقعة
5052 536 56 73 27 نَحْنُ جَعَلْنَاهَا تَذْكِرَةً وَمَتَاعًا لِّلْمُقْوِينَ naḥnü ce`alnâhâ teẕkiratev vemetâ`al lilmuḳvîn. Biz onu bir ibret ve çölde konaklayanlar için yararlı kıldık. We have made it a reminder and provision for the travelers, Sayfa 536, Cuz 27, الواقعة, Al-Waqia—الواقعة
5053 536 56 74 27 فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظِيمِ fesebbiḥ bismi rabbike-l`ażîm. Öyleyse çok büyük Rabbinin adını tesbih et. So exalt the name of your Lord, the Most Great. Sayfa 536, Cuz 27, الواقعة, Al-Waqia—الواقعة
5054 536 56 75 27 ۞ فَلَا أُقْسِمُ بِمَوَاقِعِ النُّجُومِ felâ uḳsimü bimevâḳi`i-nnücûm. Hayır; yıldızların yerleri üzerine yemin ederim; ki bunun ne büyük yemin olduğunu bir bilseniz! Then I swear by the setting of the stars, Sayfa 536, Cuz 27, الواقعة, Al-Waqia—الواقعة
5055 536 56 76 27 وَإِنَّهُ لَقَسَمٌ لَّوْ تَعْلَمُونَ عَظِيمٌ veinnehû leḳasemül lev ta`lemûne `ażîm. Hayır; yıldızların yerleri üzerine yemin ederim; ki bunun ne büyük yemin olduğunu bir bilseniz! And indeed, it is an oath - if you could know - [most] great. Sayfa 536, Cuz 27, الواقعة, Al-Waqia—الواقعة
Sayfa Sayfa Kur'an-ı Kerim Gösterimi - SyNo: 537
ANoazalan sırada SyNo SrNo SrANo Cuz Arapça Çeviriyazı Diyanet İşleri Sahih International Etiketler
5056 537 56 77 27 إِنَّهُ لَقُرْآنٌ كَرِيمٌ innehû leḳur'ânün kerîm. Doğrusu bu Kitap, sadece arınmış olanların dokunabileceği, saklı bir Kitap'da mevcutken Alemlerin Rabbi tarafından indirilmiş olan Kuranı Kerim'dir. Indeed, it is a noble Qur'an Sayfa 537, Cuz 27, الواقعة, Al-Waqia—الواقعة
5057 537 56 78 27 فِي كِتَابٍ مَّكْنُونٍ fî kitâbim meknûn. Doğrusu bu Kitap, sadece arınmış olanların dokunabileceği, saklı bir Kitap'da mevcutken Alemlerin Rabbi tarafından indirilmiş olan Kuranı Kerim'dir. In a Register well-protected; Sayfa 537, Cuz 27, الواقعة, Al-Waqia—الواقعة
5058 537 56 79 27 لَّا يَمَسُّهُ إِلَّا الْمُطَهَّرُونَ lâ yemessühû ille-lmüṭahherûn. Doğrusu bu Kitap, sadece arınmış olanların dokunabileceği, saklı bir Kitap'da mevcutken Alemlerin Rabbi tarafından indirilmiş olan Kuranı Kerim'dir. None touch it except the purified. Sayfa 537, Cuz 27, الواقعة, Al-Waqia—الواقعة
5059 537 56 80 27 تَنزِيلٌ مِّن رَّبِّ الْعَالَمِينَ tenzîlüm mir rabbi-l`âlemîn. Doğrusu bu Kitap, sadece arınmış olanların dokunabileceği, saklı bir Kitap'da mevcutken Alemlerin Rabbi tarafından indirilmiş olan Kuranı Kerim'dir. [It is] a revelation from the Lord of the worlds. Sayfa 537, Cuz 27, الواقعة, Al-Waqia—الواقعة
5060 537 56 81 27 أَفَبِهَٰذَا الْحَدِيثِ أَنتُم مُّدْهِنُونَ efebihâẕe-lḥadîŝi entüm müdhinûn. Siz bu sözü mü hor görüyorsunuz? Then is it to this statement that you are indifferent Sayfa 537, Cuz 27, الواقعة, Al-Waqia—الواقعة

Sayfalar

CSV