Arapça:
وَلَا تَقُولَنَّ لِشَيْءٍ إِنِّي فَاعِلٌ ذَٰلِكَ غَدًا
Çeviriyazı:
velâ teḳûlenne lişey'in innî fâ`ilün ẕâlike gadâ.
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
Hiçbir şey için, Allah'ın dilemesi dışında: "Ben yarın onu yapacağım deme"
Diyanet İşleri:
Herhangi bir şey için, Allah'ın dilemesi dışında: "Ben yarın onu yapacağım" deme. Unuttuğun zaman Rabbini an ve şöyle de: "Umulur ki, Rabbim beni doğruya daha yakın olana eriştirir."
Abdulbakî Gölpınarlı:
Ve hiçbir şey hakkında da bunu mutlaka yarın yapacağım deme.
Şaban Piriş:
Hiç bir şey için “Ben onu yarın mutlaka yapacağım.” deme!
Edip Yüksel:
Hiç bir şey için, "Bunu yarın yapacağım," deme.
Ali Bulaç:
Hiçbir şey hakkında: "Ben bunu yarın mutlaka yapacağım" deme.
Suat Yıldırım:
Hiçbir konuda: Allah'ın dilemesine bağlamaksızın, “Ben yarın mutlaka şöyle şöyle yapacağım” deme!Bunu unuttuğun takdirde Allah’ı zikret ve: “Umarım ki Rabbim, doğru olma yönünden beni daha isabetli davranışa muvaffak kılar” de. [18,63]
Ömer Nasuhi Bilmen:
(23-24) Ve bir şey hakkında, «Ben bunu elbette ki, yarın yapacağım,» deme. Ancak Allah Teâlâ dileyecek olursa (yapacağım)» de. Ve unuttuğun vakit Rabbini zikret ve de ki: «Umulur ki, Rabbim beni bundan daha yakın bir dosdoğru hayra (bir muvaffakiyete) eriştirir.»
Yaşar Nuri Öztürk:
Hiçbir şey için, "Ben bunu yarın kesinlikle yapacağım." deme.
Bekir Sadak:
Sabah aksam Rablerinin rizasini dileyerek O´na yalvaranlarla beraber sen de sabret. Dunya hayatinin guzelliklerini isteyerek gozlerini o kimselerden ayirma. Bizi anmasini kendisine unutturdugumuz ve isinde asiri giderek hevesine uyan kimseye uyma.
İbni Kesir:
Bir şey hakkında
Adem Uğur:
Hiçbir şey için "
İskender Ali Mihr:
Bir şey hakkında “Ben, bunu yarın mutlaka yapacağım deme.”
Celal Yıldırım:
(23-24) Hiçbir şey için «ben bunu mutlaka yarın yapacağım» deme
Tefhim ul Kuran:
Hiç bir şey hakkında: «Ben bunu yarın mutlaka yapacağım» deme.
Fransızca:
Et ne dis jamais, à propos d'une chose : "Je la ferai sûrement demain".
İspanyolca:
Y no digas a propósito de nada: «Lo haré mañana»,
İtalyanca:
Non dire mai di nessuna cosa: «Sicuramente domani farò questo...»,
Almanca:
Und sage zu keiner Sache: "Ich vollbringe dies morgen."
Çince:
你不要为某事而说:明天我一定做那件事。
Hollandaca:
Zeg nimmer: Ik zal dit zekerlijk morgen doen;
Rusça:
И никогда не говори: "Я сделаю это завтра".
Somalice:
ha ku dhihin shaygaasaan fali barii.
Swahilice:
Wala usisema kamwe kwa jambo lolote lile: Hakika nitalifanya hilo kesho -
Uygurca:
سەن بىرەر ئىشنى قىلماقچى بولساڭ، «ئەتە شۇ ئىشنى چوقۇم قىلىمەن» دېمەي،
Japonca:
何事でも,「わたしは明日それをするのです」と断言してはならない。
Arapça (Ürdün):
«ولا تقولن لشيء» أي لأجل شيء «إني فاعل ذلك غدا» أي قيما يستقبل من الزمان.
Hintçe:
और किसी काम की निस्बत न कहा करो कि मै इसको कल करुँगा
Tayca:
และเจ้าอย่ากล่าวเกี่ยวกับสิ่งใดว่า “แท้จริงฉันจะเป็นผู้ทำสิ่งนั้นในวันพรุ่งนี้”
İbranice:
ואל תאמר על דבר-מה: ' הן, אני אעשה זאת מחר
Hırvatça:
I ni u kom slučaju ne reci: "Uradit ću to sigurno sutra!",
Rumence:
Nu spune niciodată despre un lucru: “Îl voi face mâine”,
Transliteration:
Wala taqoolanna lishayin innee faAAilun thalika ghadan
Türkçe:
Hiçbir şey için, "Ben bunu yarın kesinlikle yapacağım." deme.
Sahih International:
And never say of anything, "Indeed, I will do that tomorrow,"
İngilizce:
Nor say of anything, "I shall be sure to do so and so tomorrow"-
Azerbaycanca:
Və heç bir şey barəsində: “Mən onu sabah edəcəyəm!” – demə!
Süleyman Ateş:
Hiçbir şey için "Bunu yarın yapacağım" deme.
Diyanet Vakfı:
Hiçbir şey için "Bunu yarın yapacağım" deme.
Erhan Aktaş:
Hiçbir şey için, “Ben, yarın bunu kesinlikle yapacağım.” deme.
Kral Fahd:
Ve hiçbir şey için «Bunu yarın yapacağım» deme.
Hasan Basri Çantay:
Hiçbir şey hakkında «Ben bunu her halde yarın yapıcıyım» deme.
Muhammed Esed:
Ve hiçbir şey hakkında, "Ben bu işi yarın mutlaka yapacağım" deme;
Gültekin Onan:
Hiç bir şey hakkında: "
Ali Fikri Yavuz:
Hiç bir şey hakkında da: “- Ben, bunu, muhakkak yarın yaparım.” söyleme.
Portekizce:
Jamais digas: Deixai, que farei isto amanhã,
İsveççe:
SÄG ALDRIG under några omständigheter: "Detta skall jag göra i morgon"
Farsça:
و هرگز درباره چیزی مگو که من فردا آن را انجام می دهم،
Kürtçe:
بۆ (کردنی) ھیچ شتێک مەڵێ بێگومان من سبەینێ ئەو شتە دەکەم
Özbekçe:
Зинҳор бир нарсани: «Буни эртага албатта қилгувчиман», дема.
Malayca:
Dan janganlah engkau berkata mengenai sesuatu (yang hendak dikerjakan): "Bahawa aku akan lakukan yang demikian itu, kemudian nanti".
Arnavutça:
Dhe, kurrsesi, mos thuaj për çkadoqoftë, se: “Unë do ta bëj atë – me siguri, nesër!” – pa thënë (shtuar):
Bulgarca:
И за нищо не казвай: “Ще свърша това утре.”,
Sırpça:
И ни у ком случају не реци: „Урадићу то сигурно сутра!“
Çekçe:
a neříkej o ničem: 'Já zítra učiním to a to,'
Urduca:
اور دیکھو، کسی چیز کے بارے میں کبھی یہ نہ کہا کرو کہ میں کل یہ کام کر دوں گا
Tacikçe:
Ҳаргиз магӯй: «Фардо чунин мекунам»,
Tatarca:
Әгәр бер эшне эшләргә теләсәң: "Мин иртәгә бу эшне эшләрмен", – димә.
Endonezyaca:
Dan jangan sekali-kali kamu mengatakan tentang sesuatu: "Sesungguhnya aku akan mengerjakan ini besok pagi,
Amharca:
ለማንኛውም ነገር «እኔ ይህንን ነገ ሠሪ ነኝም» አትበል፡፡
Tamilce:
(நபியே!) ஒரு காரியத்தைப் பற்றி, நிச்சயம் நான் நாளை அதை செய்பவன் என்று அறவே கூறாதீர்!
Korece:
분명 내가 내일 그것을 행하리라 말하지 말며
Vietnamca:
Và Ngươi (Muhammad) chớ nói về bất cứ điều gì: “Quả thật tôi sẽ làm điều đó vào ngày mai.”
Ayet Linkleri: