
veemmâ in kâne min aṣḥâbi-lyemîn.
Arapça:
وَأَمَّا إِن كَانَ مِنْ أَصْحَابِ الْيَمِينِ
Türkçe:
Eğer kutlu, uğurlu kişilerdense,
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
Eğer O, sağın adamlarından ise,
Diyanet Vakfı:
Eğer o sağdakilerden ise,
İngilizce:
And if he be of the Companions of the Right Hand,
Fransızca:
Et s'il est du nombre des gens de la droite,
Almanca:
Und wenn er zu den Weggenossen von der Rechten gehörte,
Rusça:
Если он будет одним из тех, кто на правой стороне,
Açıklama:

feselâmül leke min aṣḥâbi-lyemîn.
Arapça:
فَسَلَامٌ لَّكَ مِنْ أَصْحَابِ الْيَمِينِ
Türkçe:
"Selam sana kutlu ve uğurlu kişilerden!" denir ona.
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
(Ey sağcı), sana sağcılardan selam!
Diyanet Vakfı:
"Ey sağdaki! Sana selam olsun!"
İngilizce:
(For him is the salutation), "Peace be unto thee", from the Companions of the Right Hand.
Fransızca:
il sera [accueilli par ces mots]: "Paix à toi" de la part des gens de la droite.
Almanca:
dann Salam sei dir von den Weggenossen von der Rechten.
Rusça:
то ему скажут: "Мир тебе! Ты являешься одним из тех, кто на правой стороне".
Açıklama:

veemmâ in kâne mine-lmükeẕẕibîne-ḍḍâllîn.
Arapça:
وَأَمَّا إِن كَانَ مِنَ الْمُكَذِّبِينَ الضَّالِّينَ
Türkçe:
Eğer yalanlayan sapıklardansa;
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
Ama yalanlayıcı sapıklardan ise;
Diyanet Vakfı:
Ama yalanlayıcı sapıklardan ise,
İngilizce:
And if he be of those who treat (Truth) as Falsehood, who go wrong,
Fransızca:
Et s'il est de ceux qui avaient traité de mensonge (la résurrection) et s'étaient égarés,
Almanca:
Und wenn er zu den abirrenden Ableugnenden gehörte,
Rusça:
Если же он будет одним из заблудших, считавших лжецами посланников,
Açıklama:

fenüzülüm min ḥamîm.
Arapça:
فَنُزُلٌ مِّنْ حَمِيمٍ
Türkçe:
Kaynar sudan bir ziyafet,
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
İşte ona da kaynar sudan bir ziyafet vardır.
Diyanet Vakfı:
İşte ona da kaynar sudan bir ziyafet vardır!
İngilizce:
For him is Entertainment with Boiling Water.
Fransızca:
alors, il sera installé dans une eau bouillante,
Almanca:
dann gibt es eine Unterkunft von Siedendem
Rusça:
то угощением для него будет кипяток,
Açıklama:

vetaṣliyetü ceḥîm.
Arapça:
وَتَصْلِيَةُ جَحِيمٍ
Türkçe:
Ve cehenneme salıverilme var ona.
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
Ve cehenneme atılma vardır.
Diyanet Vakfı:
Ve (onun sonu) cehenneme atılmaktır.
İngilizce:
And burning in Hell-Fire.
Fransızca:
et il brûlera dans la Fournaise.
Almanca:
und Hineinwerfen in der Hölle.
Rusça:
и он будет гореть в Аду.
Açıklama:

inne hâẕâ lehüve ḥaḳḳu-lyeḳîn.
Arapça:
إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ حَقُّ الْيَقِينِ
Türkçe:
İşte budur, o tartışmasız, o kesin gerçek!
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
Kesin gerçek budur işte.
Diyanet Vakfı:
Şüphesiz ki bu, kesin gerçektir.
İngilizce:
Verily, this is the Very Truth and Certainly.
Fransızca:
C'est cela la pleine certitude.
Almanca:
Sicherlich, dies ist doch die wahre Gewißheit.
Rusça:
Это является несомненной истиной!
Açıklama:

fesebbiḥ bismi rabbike-l`ażîm.
Arapça:
فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظِيمِ
Türkçe:
Artık, o yüce Rabbinin adını tespih et!
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
Öyle ise Rabbini o büyük ismiyle tesbih et.
Diyanet Vakfı:
Öyleyse ulu Rabbinin adını tenzih ile an.
İngilizce:
So celebrate with praises the name of thy Lord, the Supreme.
Fransızca:
Glorifie donc le nom de ton Seigneur, le Très Grand !
Almanca:
So lobpreise mit dem Namen deines allerhabenen HERRN!
Rusça:
Прославляй же имя Господа твоего Великого!
Açıklama:

sebbeḥa lillâhi mâ fi-ssemâvâti vel'arḍ. vehüve-l`azîzü-lḥakîm.
Arapça:
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ سَبَّحَ لِلَّهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ ۖ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ
Türkçe:
Göklerde ve yerdeki her şey Allah'ı tespih etmektedir. Azîz'dir O, Hakîm'dir.
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
Göklerde ve yerde bulunan her şey Allah'ı tesbih etmektedir. O, çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
Diyanet Vakfı:
Göklerde ve yerde bulunan her şey Allah'ı tesbih etmektedir. O, azizdir, hakimdir.
İngilizce:
Whatever is in the heavens and on earth,- let it declare the Praises and Glory of Allah: for He is the Exalted in Might, the Wise.
Fransızca:
Tout ce qui est dans les cieux et la terre glorifie Allah. Et c'est Lui le Puissant, le Sage.
Almanca:
ALLAH lobpreisen alle, die in den Himmeln und auf Erden sind. Und ER ist Der Allwürdige, Der Allweise.
Rusça:
Славит Аллаха то, что на небесах и на земле. Он - Могущественный, Мудрый.
Açıklama:

lehû mülkü-ssemâvâti vel'arḍ. yuḥyî veyümît. vehüve `alâ külli şey'in ḳadîr.
Arapça:
لَهُ مُلْكُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ ۖ يُحْيِي وَيُمِيتُ ۖ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
Türkçe:
Göklerin ve yerin mülkü ve yönetimi O'nundur; diriltir, öldürür. Her şey üzerinde kudret sahibidir O.
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. O, diriltir, öldürür, O, her şeye kadirdir.
Diyanet Vakfı:
Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. O, diriltir, öldürür. O, her şeye gücü yetendir.
İngilizce:
To Him belongs the dominion of the heavens and the earth: It is He Who gives Life and Death; and He has Power over all things.
Fransızca:
A Lui appartient la souveraineté des cieux et de la terre. Il fait vivre et il fait mourir, et Il est Omnipotent.
Almanca:
Ihm gehört die Herrschaft der Himmel und der Erde. ER belebt und läßt sterben. Und ER ist über alles allmächtig.
Rusça:
Ему принадлежит власть над небесами и землей. Он оживляет и умерщвляет, и Он способен на всякую вещь.
Açıklama:

hüve-l'evvelü vel'âḫiru veżżâhiru velbâṭin. vehüve bikülli şey'in `alîm.
Arapça:
هُوَ الْأَوَّلُ وَالْآخِرُ وَالظَّاهِرُ وَالْبَاطِنُ ۖ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ
Türkçe:
Evvel'dir O, başlangıcı yoktur; Âhir'dir O, sonu yoktur; Zâhir'dir O, her şeyde belirir; Bâtın'dır O, gözlerden gizlenmiştir. Her şeyi en güzel biçimde bilendir o.
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
O ilktir, sondur, zahirdir, bâtındır. O herşeyi bilendir.
Diyanet Vakfı:
O ilktir, sondur, zahirdir, batındır. O, her şeyi bilendir.
İngilizce:
He is the First and the Last, the Evident and the Immanent: and He has full knowledge of all things.
Fransızca:
C'est Lui le Premier et le Dernier, l'Apparent et le Caché et Il est Omniscient.
Almanca:
ER ist Der immer Dagewesene, Der immer Bleibende, Der Offenkundige und Der Inwendige. Und ER ist über alles allwissend.
Rusça:
Он - Первый и Последний, Высочайший и Ближайший. Он знает обо всякой вещи.
Açıklama:
Sayfalar
