095. Tin - (İncir) At-Tin-- التين

 
00:00

vettîni vezzeytûn.

Arapça:

بِّسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ وَالتِّينِ وَالزَّيْتُونِ

Türkçe:

Yemin olsun incire, zeytine,

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Tîn'e ve Zeytun'a,

Diyanet Vakfı:

İncire, zeytine,

İngilizce:

By the Fig and the Olive,

Fransızca:

Par le figuier et l'olivier !

Almanca:

Bei den Feigen und den Oliven,

Rusça:

Клянусь смоковницей и оливой!

Açıklama:
 
00:00

veṭûri sînîn.

Arapça:

وَطُورِ سِينِينَ

Türkçe:

Tûr-i Sîna'ya,

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Sina dağına

Diyanet Vakfı:

Sina dağına,

İngilizce:

And the Mount of Sinai,

Fransızca:

Et par le Mont Sinin !

Almanca:

bei dem Tur-Berg von Sinin ,

Rusça:

Клянусь горой Синаем!

Açıklama:
 
00:00

vehâẕe-lbeledi-l'emîn.

Arapça:

وَهَٰذَا الْبَلَدِ الْأَمِينِ

Türkçe:

Ve şu güvenli kente ki,

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Ve bu güvenli beldeye andolsun ki,

Diyanet Vakfı:

Ve şu emin beldeye yemin ederim ki,

İngilizce:

And this City of security,-

Fransızca:

Et par cette Cité sûre !

Almanca:

bei dieser sicheren Stadt!

Rusça:

Клянусь этим безопасным городом (Меккой)!

Açıklama:
 
00:00

leḳad ḫalaḳne-l'insâne fî aḥseni taḳvîm.

Arapça:

لَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنسَانَ فِي أَحْسَنِ تَقْوِيمٍ

Türkçe:

Biz insanı, gerçekten en güzel bir biçimde yarattık.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Biz insanı en güzel biçimde yarattık.

Diyanet Vakfı:

Biz insanı en güzel biçimde yarattık.

İngilizce:

We have indeed created man in the best of moulds,

Fransızca:

Nous avons certes créé l'homme dans la forme la plus parfaite.

Almanca:

Gewiß, bereits erschufen WIR den Menschen in bestem Aufrechtstehen,

Rusça:

Мы сотворили человека в прекраснейшем облике.

Açıklama:
 
00:00

ŝümme radednâhü esfele sâfilîn.

Arapça:

ثُمَّ رَدَدْنَاهُ أَسْفَلَ سَافِلِينَ

Türkçe:

Sonra da onu düşüklerin en düşüğüne/aşağıların en aşağısına çevirip attık.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Sonra da çevirdik aşağıların aşağısına attık.

Diyanet Vakfı:

Sonra da çevirdik aşağıların aşağısına attık.

İngilizce:

Then do We abase him (to be) the lowest of the low,-

Fransızca:

Ensuite, Nous l'avons ramené au niveau le plus bas,

Almanca:

dann kehrten WIR ihn zum Untersten des Unteren zurück,

Rusça:

Потом Мы низвергнем его в нижайшее из низких мест,

Açıklama:
 
00:00

ille-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti felehüm ecrun gayru memnûn.

Arapça:

إِلَّا الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَلَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ

Türkçe:

İman edip hayra ve barışa yönelik iş üretenler müstesna. Bunlar için kesintisiz bir ödül vardır.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Ancak iman edip iyi işler yapanlar başka; onlar için kesintisiz bir ecir vardır.

Diyanet Vakfı:

Fakat iman edip salih amel işleyenler için eksilmeyen devamlı bir ecir vardır.

İngilizce:

Except such as believe and do righteous deeds: For they shall have a reward unfailing.

Fransızca:

sauf ceux qui croient et accomplissent les bonnes oeuvres : ceux-là auront une récompense jamais interrompue.

Almanca:

außer denjenigen, die den Iman verinnerlicht und gottgefällig Gutes getan haben, so ist für sie eine nicht endende Belohnung bestimmt.

Rusça:

за исключением тех, которые уверовали и совершали праведные деяния. Им уготована награда неиссякаемая.

Açıklama:
 
00:00

femâ yükeẕẕibüke ba`dü biddîn.

Arapça:

فَمَا يُكَذِّبُكَ بَعْدُ بِالدِّينِ

Türkçe:

Böyle iken dini sana ne yalanlatır?

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

O halde sana dini ne yalanlatır?

Diyanet Vakfı:

Artık bundan sonra, ceza günü konusunda seni kim yalanlayabilir?

İngilizce:

Then what can, after this, contradict thee, as to the judgment (to come)?

Fransızca:

Après cela, qu'est-ce qui te fait traiter la rétribution de mensonge ?

Almanca:

Also was läßt dich noch den Din ableugnen?!

Rusça:

Что же после этого заставляет тебя считать ложью воздаяние?

Açıklama:
 
00:00

eleyse-llâhü biaḥkemi-lḥâkimîn.

Arapça:

أَلَيْسَ اللَّهُ بِأَحْكَمِ الْحَاكِمِينَ

Türkçe:

Allah, yargıçların en güzel hüküm vereni değil mi?

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Allah, hakimlerin hakimi değil mi?

Diyanet Vakfı:

Allah, hüküm verenlerin en üstünü değil midir?

İngilizce:

Is not Allah the wisest of judges?

Fransızca:

Allah n'est-Il pas le plus sage des Juges ?

Almanca:

Ist ALLAH etwa nicht Der am besten Urteilende der Urteilenden?!

Rusça:

Разве Аллах не является Наимудрейшим Судьей?

Açıklama:
095. Tin - (İncir) At-Tin-- التين beslemesine abone olun.