
efemen kâne mü'minen kemen kâne fâsiḳâ. lâ yestevûn.
Arapça:
أَفَمَن كَانَ مُؤْمِنًا كَمَن كَانَ فَاسِقًا ۚ لَّا يَسْتَوُونَ
Türkçe:
Hiç, bir mümin, bir sapık gibi olur mu? Hayır, eşit olmazlar!
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
Öyle ya iman eden kimse, fâsık olan gibi olur mu? Onlar eşit olamazlar.
Diyanet Vakfı:
Öyle ya, mümin olan, yoldan çıkmış kimse gibi midir? Bunlar elbette bir olamazlar.
İngilizce:
Is then the man who believes no better than the man who is rebellious and wicked? Not equal are they.
Fransızca:
Celui qui est croyant est-il comparable au pervers ? (Non), ils ne sont point égaux.
Almanca:
Ist etwa derjenige, der iman-erfüllt war, gleich demjenigen, der Fasiq war?! Sie werden bestimmt nicht gleich sein.
Rusça:
Неужели верующий подобен нечестивцу? Не равны они!
Açıklama:
