Arapça:
مَا أَنزَلْنَا عَلَيْكَ الْقُرْآنَ لِتَشْقَىٰ
Çeviriyazı:
mâ enzelnâ `aleyke-lḳur'âne liteşḳâ.
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
Ey Muhammed! Kur'ân'ı sana sıkıntıya düşesin diye indirmedik.
Diyanet İşleri:
Kuran'ı sana, sıkıntıya düşeşin diye değil, ancak Allah'tan korkanlara bir öğüt ve yeri ve yüce gökleri yaratanın katından bir Kitap olarak indirdik.
Abdulbakî Gölpınarlı:
Kur'an'ı zahmet çekmen için indirmedik.
Şaban Piriş:
Kur'an'ı sana sıkıntıya düşesin diye indirmedik.
Edip Yüksel:
Biz bu Kuran'ı sıkıntı çekesin diye göndermedik.
Ali Bulaç:
Biz sana bu Kur'an'ı güçlük çekmen için indirmedik,
Suat Yıldırım:
Tâ Hâ. Kur'ân’ı sana, meşakkat çekip, bedbaht olasın diye indirmedik.
Ömer Nasuhi Bilmen:
Bu Kur´an´ı sana meşakkate düşesin diye indirmedik.
Yaşar Nuri Öztürk:
Biz bu Kur'an'ı sana, zahmet çekesin, bedbaht olasın diye indirmedik;
Bekir Sadak:
Allah´tan baska tanri yoktur, en guzel isimler O´nundur.
İbni Kesir:
Biz
Adem Uğur:
(2-3) Biz, Kur´an´ı sana, güçlük çekesin diye değil, ancak Allah´tan korkanlara bir öğüt olsun diye indirdik.
İskender Ali Mihr:
Kur´ân´ı sana meşakkat (güçlük) olsun diye indirmedik.
Celal Yıldırım:
Kur´ân´ı sana sıkıntı çekesin (veya mutsuz olasın) diye indirmedik.
Tefhim ul Kuran:
Biz sana bu Kur´an´ı güçlük çekmen için indirmedik,
Fransızca:
Nous n'avons point fait descendre sur toi le Coran pour que tu sois malheureux,
İspanyolca:
No te hemos revelado el Corán para que padezcas,
İtalyanca:
Non abbiamo fatto scendere il Corano su di te per renderti infelice,
Almanca:
WIR sandten dir den Quran nicht hinab, damit du dich erschöpfst.
Çince:
我降《古兰经》给你,不为使你辛苦,
Hollandaca:
Wij hebben u den Koran niet nedergezonden om u ongelukkig te maken.
Rusça:
Мы ниспослали тебе Коран не для того, чтобы ты стал несчастен,
Somalice:
maanaan dejin korkaaga Quraanka inaad ku Dhibbooto.
Swahilice:
Hatukukuteremshia Qur'ani ili upate mashaka.
Uygurca:
قۇرئاننى ساڭا سېنى جاپاغا سېلىش ئۈچۈن ئەمەس،
Japonca:
われがあなたにクルアーンを下したのは,あなたを悩ますためではない。
Arapça (Ürdün):
«ما أنزلنا عليك القرآن» يا محمد «لتشقى» لتتعب بما فعلت بعد نزوله من طول قيامك بصلاة الليل أي خفف عن نفسك.
Hintçe:
हमने तुम पर कुरान इसलिए नाज़िल नहीं किया कि तुम (इस क़दर) मशक्क़त उठाओ
Tayca:
เรามิได้ให้อัลกุรอานลงมาแก่เจ้า เพื่อให้เจ้าลำบาก
İbranice:
לא הורדנו אליך את הקוראן כדי שתסבול
Hırvatça:
Ne objavljujemo ti Kur'an da se mučiš.
Rumence:
Noi nu am pogorât asupra ta Coranul ca să te năpăstuim,
Transliteration:
Ma anzalna AAalayka alqurana litashqa
Türkçe:
Biz bu Kur'an'ı sana, zahmet çekesin, bedbaht olasın diye indirmedik;
Sahih International:
We have not sent down to you the Qur'an that you be distressed
İngilizce:
We have not sent down the Qur'an to thee to be (an occasion) for thy distress,
Azerbaycanca:
Biz Qur’anı sənə məşəqqət çəkməyin üçün nazil etmədik! (Peyğəmbər ayaq üstə, barmaqlarının ucunda durub o qədər namaz qılmışdı ki, mübarək qıçları şişmişdi).
Süleyman Ateş:
Biz bu Kur'an'ı sana güçlük çekesin diye indirmedik.
Diyanet Vakfı:
Biz, Kur'an'ı sana, güçlük çekesin diye değil, ancak Allah'tan korkanlara bir öğüt olsun diye indirdik.
Erhan Aktaş:
Biz, bu Kur’an’ı sana güçlük çekesin diye indirmedik.
Kral Fahd:
Biz, Kur'an'ı sana, güçlük çekesin diye değil,
Hasan Basri Çantay:
(2-3-4) Biz Kur´ânı sana zahmet çekesin diye değil, ancak (Allahdan) korkacak kimselere bir öğüd ve yerle o yüce yüce gökleri yaradanın tedricen indirdiği bir (kitâb) olmak üzere indirdik.
Muhammed Esed:
Bu Kuran´ı sana, seni bedbaht etmek için indirmedik,
Gültekin Onan:
Biz sana bu Kuran´ı güçlük çekmen için indirmedik.
Ali Fikri Yavuz:
(Ey Rasûlüm), Kur’an’ı sana eziyet çekesin diye indirmedik
Portekizce:
Não te revelamos o Alcorão para que te mortifiques.
İsveççe:
VI HAR inte uppenbarat Koranen för dig för att vålla dig oro och bekymmer;
Farsça:
ما قرآن را بر تو نازل نکردیم تا به مشقت و زحمت افتی؛
Kürtçe:
قورئانمان نەناردۆتە خوارەوە بۆ سەر تۆ بۆ ئەوەی دوو چاری ناڕەحەتی غەم و پەژارە ببیت
Özbekçe:
Сенга Қуръонни бадбахт бўлишинг учун нозил қилганимиз йўқ.
Malayca:
Kami tidak menurunkan Al-Quran kepadamu (wahai Muhammad) supaya engkau menanggung kesusahan.
Arnavutça:
Na, nuk ta kemi shpallur ty Kur’anin për të munduar,
Bulgarca:
Ние не ти низпослахме Корана, за да страдаш,
Sırpça:
Не објављујемо ти Кур'ан да би туговао,
Çekçe:
Neseslali jsme ti Korán, abys byl zoufalý,
Urduca:
ہم نے یہ قرآن تم پر اس لیے نازل نہیں کیا ہے کہ تم مصیبت میں پڑ جاؤ
Tacikçe:
Қуръонро бар ту нозил накардаем, ки дар ранҷ Афтӣ.
Tatarca:
Ий Мухәммәд г-м, Без сиңа Коръәнне иңдермәдек коры мәшәкатьләнмәкең өчен,
Endonezyaca:
Kami tidak menurunkan Al Quran ini kepadamu agar kamu menjadi susah;
Amharca:
ቁርኣንን ባንተ ላይ እንድትቸገር አላወረድንም፡፡
Tamilce:
(நபியே!) நாம் இந்த குர்ஆனை நீர் சிரமப்படுவதற்காக உம்மீது இறக்கவில்லை,
Korece:
하나님이 그대에게 꾸란을 계시함은 그것으로 하여 그대를 고 생되게 하려함이 아니라
Vietnamca:
(Hỡi Muhammad), TA (Allah) ban Qur’an xuống cho Ngươi không phải để làm Ngươi buồn khổ.
Ayet Linkleri: