Kur'an Ayetleri

Sûre No: 

20

Sûredeki Ayet No: 

2

Ayet No: 

2350

Sayfa No: 

312

Nüzûl Yeri: 

Arapça: 

مَا أَنزَلْنَا عَلَيْكَ الْقُرْآنَ لِتَشْقَىٰ

Çeviriyazı: 

mâ enzelnâ `aleyke-lḳur'âne liteşḳâ.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır: 

Ey Muhammed! Kur'ân'ı sana sıkıntıya düşesin diye indirmedik.

Diyanet İşleri: 

Kuran'ı sana, sıkıntıya düşeşin diye değil, ancak Allah'tan korkanlara bir öğüt ve yeri ve yüce gökleri yaratanın katından bir Kitap olarak indirdik.

Abdulbakî Gölpınarlı: 

Kur'an'ı zahmet çekmen için indirmedik.

Şaban Piriş: 

Kur'an'ı sana sıkıntıya düşesin diye indirmedik.

Edip Yüksel: 

Biz bu Kuran'ı sıkıntı çekesin diye göndermedik.

Ali Bulaç: 

Biz sana bu Kur'an'ı güçlük çekmen için indirmedik,

Suat Yıldırım: 

Tâ Hâ. Kur'ân’ı sana, meşakkat çekip, bedbaht olasın diye indirmedik.

Ömer Nasuhi Bilmen: 

Bu Kur´an´ı sana meşakkate düşesin diye indirmedik.

Yaşar Nuri Öztürk: 

Biz bu Kur'an'ı sana, zahmet çekesin, bedbaht olasın diye indirmedik;

Bekir Sadak: 

Allah´tan baska tanri yoktur, en guzel isimler O´nundur.

İbni Kesir: 

Biz

Adem Uğur: 

(2-3) Biz, Kur´an´ı sana, güçlük çekesin diye değil, ancak Allah´tan korkanlara bir öğüt olsun diye indirdik.

İskender Ali Mihr: 

Kur´ân´ı sana meşakkat (güçlük) olsun diye indirmedik.

Celal Yıldırım: 

Kur´ân´ı sana sıkıntı çekesin (veya mutsuz olasın) diye indirmedik.

Tefhim ul Kuran: 

Biz sana bu Kur´an´ı güçlük çekmen için indirmedik,

Fransızca: 

Nous n'avons point fait descendre sur toi le Coran pour que tu sois malheureux,

İspanyolca: 

No te hemos revelado el Corán para que padezcas,

İtalyanca: 

Non abbiamo fatto scendere il Corano su di te per renderti infelice,

Almanca: 

WIR sandten dir den Quran nicht hinab, damit du dich erschöpfst.

Çince: 

我降《古兰经》给你,不为使你辛苦,

Hollandaca: 

Wij hebben u den Koran niet nedergezonden om u ongelukkig te maken.

Rusça: 

Мы ниспослали тебе Коран не для того, чтобы ты стал несчастен,

Somalice: 

maanaan dejin korkaaga Quraanka inaad ku Dhibbooto.

Swahilice: 

Hatukukuteremshia Qur'ani ili upate mashaka.

Uygurca: 

قۇرئاننى ساڭا سېنى جاپاغا سېلىش ئۈچۈن ئەمەس،

Japonca: 

われがあなたにクルアーンを下したのは,あなたを悩ますためではない。

Arapça (Ürdün): 

«ما أنزلنا عليك القرآن» يا محمد «لتشقى» لتتعب بما فعلت بعد نزوله من طول قيامك بصلاة الليل أي خفف عن نفسك.

Hintçe: 

हमने तुम पर कुरान इसलिए नाज़िल नहीं किया कि तुम (इस क़दर) मशक्क़त उठाओ

Tayca: 

เรามิได้ให้อัลกุรอานลงมาแก่เจ้า เพื่อให้เจ้าลำบาก

İbranice: 

לא הורדנו אליך את הקוראן כדי שתסבול

Hırvatça: 

Ne objavljujemo ti Kur'an da se mučiš.

Rumence: 

Noi nu am pogorât asupra ta Coranul ca să te năpăstuim,

Transliteration: 

Ma anzalna AAalayka alqurana litashqa

Türkçe: 

Biz bu Kur'an'ı sana, zahmet çekesin, bedbaht olasın diye indirmedik;

Sahih International: 

We have not sent down to you the Qur'an that you be distressed

İngilizce: 

We have not sent down the Qur'an to thee to be (an occasion) for thy distress,

Azerbaycanca: 

Biz Qur’anı sənə məşəqqət çəkməyin üçün nazil etmədik! (Peyğəmbər ayaq üstə, barmaqlarının ucunda durub o qədər namaz qılmışdı ki, mübarək qıçları şişmişdi).

Süleyman Ateş: 

Biz bu Kur'an'ı sana güçlük çekesin diye indirmedik.

Diyanet Vakfı: 

Biz, Kur'an'ı sana, güçlük çekesin diye değil, ancak Allah'tan korkanlara bir öğüt olsun diye indirdik.

Erhan Aktaş: 

Biz, bu Kur’an’ı sana güçlük çekesin diye indirmedik.

Kral Fahd: 

Biz, Kur'an'ı sana, güçlük çekesin diye değil,

Hasan Basri Çantay: 

(2-3-4) Biz Kur´ânı sana zahmet çekesin diye değil, ancak (Allahdan) korkacak kimselere bir öğüd ve yerle o yüce yüce gökleri yaradanın tedricen indirdiği bir (kitâb) olmak üzere indirdik.

Muhammed Esed: 

Bu Kuran´ı sana, seni bedbaht etmek için indirmedik,

Gültekin Onan: 

Biz sana bu Kuran´ı güçlük çekmen için indirmedik.

Ali Fikri Yavuz: 

(Ey Rasûlüm), Kur’an’ı sana eziyet çekesin diye indirmedik

Portekizce: 

Não te revelamos o Alcorão para que te mortifiques.

İsveççe: 

VI HAR inte uppenbarat Koranen för dig för att vålla dig oro och bekymmer;

Farsça: 

ما قرآن را بر تو نازل نکردیم تا به مشقت و زحمت افتی؛

Kürtçe: 

قورئانمان نەناردۆتە خوارەوە بۆ سەر تۆ بۆ ئەوەی دوو چاری ناڕەحەتی غەم و پەژارە ببیت

Özbekçe: 

Сенга Қуръонни бадбахт бўлишинг учун нозил қилганимиз йўқ.

Malayca: 

Kami tidak menurunkan Al-Quran kepadamu (wahai Muhammad) supaya engkau menanggung kesusahan.

Arnavutça: 

Na, nuk ta kemi shpallur ty Kur’anin për të munduar,

Bulgarca: 

Ние не ти низпослахме Корана, за да страдаш,

Sırpça: 

Не објављујемо ти Кур'ан да би туговао,

Çekçe: 

Neseslali jsme ti Korán, abys byl zoufalý,

Urduca: 

ہم نے یہ قرآن تم پر اس لیے نازل نہیں کیا ہے کہ تم مصیبت میں پڑ جاؤ

Tacikçe: 

Қуръонро бар ту нозил накардаем, ки дар ранҷ Афтӣ.

Tatarca: 

Ий Мухәммәд г-м, Без сиңа Коръәнне иңдермәдек коры мәшәкатьләнмәкең өчен,

Endonezyaca: 

Kami tidak menurunkan Al Quran ini kepadamu agar kamu menjadi susah;

Amharca: 

ቁርኣንን ባንተ ላይ እንድትቸገር አላወረድንም፡፡

Tamilce: 

(நபியே!) நாம் இந்த குர்ஆனை நீர் சிரமப்படுவதற்காக உம்மீது இறக்கவில்லை,

Korece: 

하나님이 그대에게 꾸란을 계시함은 그것으로 하여 그대를 고 생되게 하려함이 아니라

Vietnamca: 

(Hỡi Muhammad), TA (Allah) ban Qur’an xuống cho Ngươi không phải để làm Ngươi buồn khổ.

Ayet Linkleri: 

Rubu tag: 

Hizb tag: