
veḳâlû mehmâ te'tinâ bihî min âyetil litesḥaranâ bihâ femâ naḥnü leke bimü'minîn.
Arapça:
وَقَالُوا مَهْمَا تَأْتِنَا بِهِ مِنْ آيَةٍ لِّتَسْحَرَنَا بِهَا فَمَا نَحْنُ لَكَ بِمُؤْمِنِينَ
Türkçe:
Şunu da söylediler: "Bizi büyülemek için, bize istediğin kadar ayet getir. Sana inanmayacağız."
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
Ve sen büyülemek için her ne mucize getirirsen getir, biz sana inanacak değiliz, dediler.
Diyanet Vakfı:
Ve dediler ki: "Bizi sihirlemek için ne mucize getirirsen getir, biz sana inanacak değiliz."
İngilizce:
They said (to Moses): "Whatever be the Signs thou bringest, to work therewith thy sorcery on us, we shall never believe in thee.
Fransızca:
Et ils dirent : "Quel que soit le miracle que tu nous apportes pour nous fasciner, nous ne croirons pas en toi".
Almanca:
Und sie sagten: "Egal welche Aya du uns vollbringst, um uns damit zu verzaubern, wir werden dir keinen Iman schenken ."
Rusça:
Они сказали: "Какие бы знамения ты ни показывал, чтобы околдовать нас ими, мы не поверим тебе".
Açıklama:
