099. Zilzâl - (Deprem) Al-Zalzala—الزلزلة

 
00:00

iẕâ zülzileti-l'arḍu zilzâlehâ.

Arapça:

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ إِذَا زُلْزِلَتِ الْأَرْضُ زِلْزَالَهَا

Türkçe:

Yerküre, o sarsıntıyla sarsıldığı zaman,

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Yer o yaman sarsıntı ile sarsıldığı,

Diyanet Vakfı:

Yerküre kendine has sarsıntısıyla sallandığı,

İngilizce:

When the earth is shaken to her (utmost) convulsion,

Fransızca:

Quand la terre tremblera d'un violent tremblement,

Almanca:

Wenn die Erde mit ihrem Beben erschüttert wird,

Rusça:

Когда земля содрогнется от сотрясений,

Açıklama:
 
00:00

veaḫraceti-l'arḍu eŝḳâlehâ.

Arapça:

وَأَخْرَجَتِ الْأَرْضُ أَثْقَالَهَا

Türkçe:

Ve toprak, ağırlıklarını çıkardığı zaman,

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Yer, içindeki ağırlıkları çıkarıp dışarı attığı,

Diyanet Vakfı:

Toprak ağırlıklarını dışarı çıkardığı,

İngilizce:

And the earth throws up her burdens (from within),

Fransızca:

et que la terre fera sortir ses fardeaux ,

Almanca:

und die Erde ihre Lasten hervorbringt,

Rusça:

когда земля извергнет свою ношу,

Açıklama:
 
00:00

veḳâle-l'insânü mâ lehâ.

Arapça:

وَقَالَ الْإِنسَانُ مَا لَهَا

Türkçe:

Ve insan: "Ne oluyor buna?" dediği zaman,

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Ve insan: "Ona ne oluyor?" dediği zaman.

Diyanet Vakfı:

Ve insan "Ne oluyor buna!" dediği vakit,

İngilizce:

And man cries (distressed): 'What is the matter with her?'-

Fransızca:

et que l'homme dira : "Qu'a-t-elle ? "

Almanca:

und der Mensch sagt: "Was ist los mit ihr?",

Rusça:

и человек спросит, что же с нею,

Açıklama:
 
00:00

yevmeiẕin tüḥaddiŝü aḫbârahâ.

Arapça:

يَوْمَئِذٍ تُحَدِّثُ أَخْبَارَهَا

Türkçe:

İşte o gün yerküre, tüm haberlerini söyler/anlatır.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

O gün yer, Rabbinin ona vahyetmesiyle haberlerini anlatacaktır.

Diyanet Vakfı:

İşte o gün (yer) haberlerini anlatır,

İngilizce:

On that Day will she declare her tidings:

Fransızca:

ce jour-là, elle contera son histoire,

Almanca:

an diesem Tag teilt sie ihre Nachrichten mit,

Rusça:

в тот день она поведает свой рассказ,

Açıklama:
 
00:00

bienne rabbeke evḥâ lehâ.

Arapça:

بِأَنَّ رَبَّكَ أَوْحَىٰ لَهَا

Türkçe:

Çünkü Rabbin ona vahyetmiştir.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

O gün yer, Rabbinin ona vahyetmesiyle haberlerini anlatacaktır.

Diyanet Vakfı:

Rabbinin ona bildirmesiyle.

İngilizce:

For that thy Lord will have given her inspiration.

Fransızca:

selon ce que ton Seigneur lui aura révélé [ordonné].

Almanca:

daß dein HERR ihr Wahy zuteil werden ließ.

Rusça:

потому что Господь твой внушит ей это.

Açıklama:
 
00:00

yevmeiẕiy yaṣdüru-nnâsü eştâtel liyürav a`mâlehüm.

Arapça:

يَوْمَئِذٍ يَصْدُرُ النَّاسُ أَشْتَاتًا لِّيُرَوْا أَعْمَالَهُمْ

Türkçe:

O gün insanlar, yapıp ettikleri kendilerine gösterilsin diye kümeler halinde ortaya fırlayacaklardır.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

O gün insanlar, amellerinin karşılığı kendilerine gösterilmek üzere bölük bölük çıkacaklardır.

Diyanet Vakfı:

O gün insanlar amellerini görmeleri (karşılığını almaları) için darmadağınık geri dönüp gelirler.

İngilizce:

On that Day will men proceed in companies sorted out, to be shown the deeds that they (had done).

Fransızca:

Ce jour-là, les gens sortiront séparément pour que leur soient montrées leurs oeuvres.

Almanca:

An diesem Tag kommen die Menschen zerstreut hervor, damit ihnen ihre Taten gezeigt werden.

Rusça:

В тот день люди выйдут толпами, чтобы узреть свои деяния.

Açıklama:
 
00:00

femey ya`mel miŝḳâle ẕerratin ḫayray yerah.

Arapça:

فَمَن يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُ

Türkçe:

Artık, kim bir zerre miktarı hayır üretmişse onu görür.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Her kim zerre kadar hayır işlemişse onu görecektir.

Diyanet Vakfı:

Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu görür.

İngilizce:

Then shall anyone who has done an atom's weight of good, see it!

Fransızca:

Quiconque fait un bien fût-ce du poids d'un atome, le verra,

Almanca:

Also, wer das Gewicht eines Stäubchens Gutes tut, der wird es sehen.

Rusça:

Тот, кто сделал добро весом в мельчайшую частицу, увидит его.

Açıklama:
 
00:00

vemey ya`mel miŝḳâle ẕerratin şerray yerah.

Arapça:

وَمَن يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُ

Türkçe:

Ve kim bir zerre miktarı şer üretmişse onu görür.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Her kim, zerre kadar şer işlemişse onu görecektir.

Diyanet Vakfı:

Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu görür.

İngilizce:

And anyone who has done an atom's weight of evil, shall see it.

Fransızca:

et quiconque fait un mal fût-ce du poids d'un atome, le verra.

Almanca:

Und wer das Gewicht eines Stäubchens Böses tut, der wird es sehen.

Rusça:

И тот, кто сделал зло весом в мельчайшую частицу, увидит его.

Açıklama:
099. Zilzâl - (Deprem) Al-Zalzala—الزلزلة beslemesine abone olun.