Al-Ankaboot—العنكبوت

 
00:00

velleẕîne câhedû fînâ lenehdiyennehüm sübülenâ. veinne-llâhe leme`a-lmuḥsinîn.

Arapça:

وَالَّذِينَ جَاهَدُوا فِينَا لَنَهْدِيَنَّهُمْ سُبُلَنَا ۚ وَإِنَّ اللَّهَ لَمَعَ الْمُحْسِنِينَ

Türkçe:

Bizim uğrumuzda didinenleri biz, yollarımıza elbette ulaştıracağız. Allah, güzel düşünüp güzel davrananlarla mutlaka beraberdir.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Ama bizim yolumuzda cihad edenleri, elbette kendi yollarımıza eriştireceğiz. Hiç şüphe yok ki Allah iyi davrananlarla beraberdir.

Diyanet Vakfı:

Ama bizim uğrumuzda cihad edenleri elbette kendi yollarımıza eriştireceğiz. Hiç şüphe yok ki Allah iyi davrananlarla beraberdir.

İngilizce:

And those who strive in Our (cause),- We will certainly guide them to our Paths: For verily Allah is with those who do right.

Fransızca:

Et quant à ceux qui luttent pour Notre cause, Nous les guiderons certes sur Nos sentiers, Allah est en vérité avec les bienfaisants.

Almanca:

Und diejenigen, die Unseretwegen Dschihad leisteten, werden WIR doch zu Unserem Weg rechtleiten. Und gewiß, ALLAH ist doch mit den Muhsin.

Rusça:

А тех, которые сражаются ради Нас, Мы непременно поведем Нашими путями. Воистину, Аллах - с творящими добро!

Açıklama:

Sayfalar

Al-Ankaboot—العنكبوت beslemesine abone olun.