
veḥarâmün `alâ ḳaryetin ehleknâhâ ennehüm lâ yerci`ûn.
Arapça:
وَحَرَامٌ عَلَىٰ قَرْيَةٍ أَهْلَكْنَاهَا أَنَّهُمْ لَا يَرْجِعُونَ
Türkçe:
Helâk ettiğimiz bir kente/medeniyete yaşamak haram edilmiştir. Onlar bir daha geri dönemezler.
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
Yok ettiğimiz bir memleket (ahalisinin ahiretteki cezasını da çekmek üzere) bize dönmemesi gerçekten imkansızdır.
Diyanet Vakfı:
Helak ettiğimiz bir belde için artık (yeniden mamur olmak) imkansızdır; çünkü onlar geri dönemeyeceklerdir.
İngilizce:
But there is a ban on any population which We have destroyed: that they shall not return,
Fransızca:
Il est défendu [aux habitants] d'une cité que Nous avons fait périr de revenir [à la vie d'ici-bas] !
Almanca:
Und haram ist es für eine Ortschaft, die WIR zugrunde richteten, sie kehren nicht zurück.
Rusça:
Запрет лежит на селениях, которые Мы погубили, и они не вернутся,
Açıklama:
