Nuzul 2119

 
00:00

veḳâlû len nü'mine leke ḥattâ tefcüra lenâ mine-l'arḍi yembû`â.

Arapça:

وَقَالُوا لَن نُّؤْمِنَ لَكَ حَتَّىٰ تَفْجُرَ لَنَا مِنَ الْأَرْضِ يَنبُوعًا

Türkçe:

Dediler ki: "Bizim için yerden bir pınar fışkırtmadığın sürece sana asla inanmayacağız!"

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Kâfirler şöyle dediler: "Sen, bizim için yerden suyu kesilmeyen bir kaynak fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız."

Diyanet Vakfı:

Onlar: "Sen, dediler, bizim için yerden bir kaynak fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız."

İngilizce:

They say: "We shall not believe in thee, until thou cause a spring to gush forth for us from the earth,

Fransızca:

Et ils dirent : "Nous ne croirons pas en toi, jusqu'à ce que tu aies fait jaillir de terre, pour nous, une source;

Almanca:

Und sie sagten: "Wir werden dir keinen Iman schenken, bis du für uns von der Erde 2 eine Quelle entspringen läßt,

Rusça:

Они говорят: "Ни за что мы не уверуем, пока ты не исторгнешь для нас из земли источник;

Açıklama:
Nuzul 2119 beslemesine abone olun.