
ille-lleẕîne ṣaberû ve`amilu-ṣṣâliḥâti. ülâike lehüm magfiratüv veecrun kebîr.
Arapça:
إِلَّا الَّذِينَ صَبَرُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ أُولَٰئِكَ لَهُم مَّغْفِرَةٌ وَأَجْرٌ كَبِيرٌ
Türkçe:
Sabredip hayra ve barışa yönelik amel sergileyenler böyle yapmazlar. Bunlar kendileri için bir yarlıgama ve büyük bir ödül öngörülen kişilerdir.
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
Ancak (her iki halde de) sabır gösterip iyi ameller işleyenler müstesnadır. İşte onlara bir mağfiret ve büyük bir mükafat vardır.
Diyanet Vakfı:
Ancak (musibetlere) sabredip güzel iş yapanlar böyle değildir. İşte onlar için bir bağış ve bir büyük mükafat vardır.
İngilizce:
Not so do those who show patience and constancy, and work righteousness; for them is forgiveness (of sins) and a great reward.
Fransızca:
sauf ceux qui sont endurants et font de bonnes oeuvres. Ceux-là obtiendront pardon et une grosse récompense.
Almanca:
Ausgenommen sind diejenigen, die sich in Geduld geübt und gottgefällig Gutes getan haben. Für diese gibt es Vergebung und große Belohnung.
Rusça:
И только тем, которые терпели и творили добрые деяния, уготованы прощение и великая награда.
Açıklama:
