
in kâde leyüḍillünâ `an âlihetinâ levlâ en ṣabernâ `aleyhâ. vesevfe ya`lemûne ḥîne yeravne-l`aẕâbe men eḍallü sebîlâ.
Arapça:
إِن كَادَ لَيُضِلُّنَا عَنْ آلِهَتِنَا لَوْلَا أَن صَبَرْنَا عَلَيْهَا ۚ وَسَوْفَ يَعْلَمُونَ حِينَ يَرَوْنَ الْعَذَابَ مَنْ أَضَلُّ سَبِيلًا
Türkçe:
"Eğer biz kendilerine bağlılıkta sabırlı olmasaydık, bu bizi ilahlarımızdan saptıracaktı." Azabı gördüklerinde, yolca kimin daha sapık olduğunu bilecekler.
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:
Şayet tanrılarımıza inanmakta sebat göstermeseydik, gerçekten de bizi neredeyse tanrılarımızdan saptıracaktı diyorlar. Azabı gördükleri zaman, kimin yolunun sapık olduğunu bilecekler!
Diyanet Vakfı:
"Şayet tanrılarımıza inanmakta sebat göstermeseydik, gerçekten bizi neredeyse tanrılarımızdan saptıracaktı" diyorlar. Azabı gördükleri zaman, asıl kimin yolunun sapık olduğunu bilecekler!
İngilizce:
He indeed would well-nigh have misled us from our gods, had it not been that we were constant to them! - Soon will they know, when they see the Penalty, who it is that is most misled in Path!
Fransızca:
Peu s'en est fallu qu'il ne nous égare de nos divinités, si ce n'était notre attachement patient à elles ! ". Cependant, ils sauront quand ils verront le châtiment, qui est le plus égaré en son chemin.
Almanca:
Beinahe hätte er uns doch von unseren Gottheiten abirren lassen, hätten wir uns nicht in Geduld ihnen gegenüber geübt!" Und sie werden wissen, wenn sie die Peinigung sehen, wer weiter vom Weg abgeirrt ist.
Rusça:
Он готов был отвратить нас от наших богов, если бы мы не проявили терпение". Когда они узреют наказание, они узнают, кто больше других сбился с пути.
Açıklama:
