077. Mürselât - (Gönderilenler) Al-Mursalat—المرسلات

 
00:00

lâ żalîliv velâ yugnî mine-lleheb.

Arapça:

لَّا ظَلِيلٍ وَلَا يُغْنِي مِنَ اللَّهَبِ

Türkçe:

Ne gölgelendirir ne alevden korur.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

O, ne gölgelendirir, ne alevden korur.

Diyanet Vakfı:

Ki ne gölgelendiren ne de alevden koruyandır.

İngilizce:

(Which yields) no shade of coolness, and is of no use against the fierce Blaze.

Fransızca:

qui n'est ni ombreuse ni capable de protéger contre la flamme;

Almanca:

der weder schattig ist, noch vor den Flammen schützt.

Rusça:

Не тениста она и не избавляет от пламени,

Açıklama:
 
00:00

innehâ termî bişerarin kelḳaṣr.

Arapça:

إِنَّهَا تَرْمِي بِشَرَرٍ كَالْقَصْرِ

Türkçe:

Gerçekten o, köşke benzer kıvılcımlar saçar.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

O, saray gibi kıvılcımlar atar.

Diyanet Vakfı:

O, saray gibi kocaman kıvılcım saçar.

İngilizce:

Indeed it throws about sparks (huge) as Forts,

Fransızca:

car [le feu] jette des étincelles volumineuses comme des châteaux,

Almanca:

Sie wirft mit Funken wie ein Turm,

Rusça:

ведь она бросает искры, словно замок,

Açıklama:
 
00:00

keennehû cimâlâtün ṣufr.

Arapça:

كَأَنَّهُ جِمَالَتٌ صُفْرٌ

Türkçe:

O kıvılcım sanki sarımtırak bir halat/bir deve kervanı/bakırdan bir ip gibidir.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Sanki o kıvılcımlar, sarı sarı (erkek deve sürüleridir).

Diyanet Vakfı:

Her bir kıvılcım, sanki birer sarı deve gibidir.

İngilizce:

As if there were (a string of) yellow camels (marching swiftly).

Fransızca:

et qu'on prendrait pour des chameaux jaunes.

Almanca:

als wären sie gelbe Kamele.

Rusça:

подобный желтым верблюдам.

Açıklama:
 
00:00

veylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.

Arapça:

وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ

Türkçe:

Vay haline o gün, yalanlayanların!

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

O gün yalanlayanların vay haline!

Diyanet Vakfı:

O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!

İngilizce:

Ah woe, that Day, to the Rejecters of Truth!

Fransızca:

Malheur, ce jour-là, à ceux qui criaient au mensonge.

Almanca:

Niedergang ist an diesem Tag für die Ableugnenden bestimmt!

Rusça:

Горе в тот день обвиняющим во лжи!

Açıklama:
 
00:00

hâẕâ yevmü lâ yenṭiḳûn.

Arapça:

هَٰذَا يَوْمُ لَا يَنطِقُونَ

Türkçe:

Konuşamayacakları gündür bu!

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Bugün, konuşamıyacakları gündür.

Diyanet Vakfı:

Bu, (kafirlerin) konuşamayacağı bir gündür.

İngilizce:

That will be a Day when they shall not be able to speak.

Fransızca:

Ce sera le jour où ils ne [peuvent] pas parler,

Almanca:

Dies ist der Tag, an dem sie nicht sprechen,

Rusça:

В тот день они будут безмолвствовать,

Açıklama:
 
00:00

velâ yü'ẕenü lehüm feya`teẕirûn.

Arapça:

وَلَا يُؤْذَنُ لَهُمْ فَيَعْتَذِرُونَ

Türkçe:

İzin verilmez ki onlara özür dilesinler.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Kendilerine izin de verilmez ki, özür beyan etsinler.

Diyanet Vakfı:

Onlara izin de verilmez ki (sözde) mazeretlerini beyan etsinler.

İngilizce:

Nor will it be open to them to put forth pleas.

Fransızca:

et point ne leur sera donné permission de s'excuser.

Almanca:

und ihnen nicht erlaubt wird, damit sie sich entschuldigen.

Rusça:

и не будет им дозволено оправдываться.

Açıklama:
 
00:00

veylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.

Arapça:

وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ

Türkçe:

Vay haline o gün, yalanlayanların!

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

O gün yalanlayanların vay haline!

Diyanet Vakfı:

O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!

İngilizce:

Ah woe, that Day, to the Rejecters of Truth!

Fransızca:

Malheur, ce jour-là, à ceux qui criaient au mensonge.

Almanca:

Niedergang ist an diesem Tag für die Ableugnenden bestimmt!

Rusça:

Горе в тот день обвиняющим во лжи!

Açıklama:
 
00:00

hâẕâ yevmü-lfaṣl. cema`nâküm vel'evvelîn.

Arapça:

هَٰذَا يَوْمُ الْفَصْلِ ۖ جَمَعْنَاكُمْ وَالْأَوَّلِينَ

Türkçe:

Ayırma günüdür bu! Sizinle öncekileri bir yere topladık.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Bu, işte o hüküm günüdür. Sizi ve öncekileri bir araya topladık.

Diyanet Vakfı:

(O zaman şöyle denir:) Bu, ayırım günüdür. Sizi ve sizden öncekileri bir araya getirdik.

İngilizce:

That will be a Day of Sorting out! We shall gather you together and those before (you)!

Fransızca:

C'est le Jour de la Décision [Jugement], où nous vous réunirons ainsi que les anciens.

Almanca:

Dies ist der Tag des Richtens. WIR sammelten euch und die Früheren.

Rusça:

Вот День различения! Мы собрали вас и тех, кто был прежде.

Açıklama:
 
00:00

fein kâne leküm keydün fekîdûn.

Arapça:

فَإِن كَانَ لَكُمْ كَيْدٌ فَكِيدُونِ

Türkçe:

Eğer bir hileniz/bir tuzağınız varsa, hadi hile yapıp tuzak kurun bana!

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Bir hileniz varsa beni atlatın.

Diyanet Vakfı:

(Azaptan kurtulmanız için) bir hileniz varsa, gösterin bana hilenizi!

İngilizce:

Now, if ye have a trick (or plot), use it against Me!

Fransızca:

Si vous disposez d'une ruse, rusez donc contre Moi.

Almanca:

Also wenn ihr über List verfügt, so plant List gegen Mich!

Rusça:

Если у вас есть какая хитрость, то ухитритесь против Меня!

Açıklama:
 
00:00

veylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.

Arapça:

وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ

Türkçe:

Vay haline o gün, yalanlayanların!

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

O gün yalanlayanların vay haline!

Diyanet Vakfı:

O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!

İngilizce:

Ah woe, that Day, to the Rejecters of Truth!

Fransızca:

Malheur, ce jour-là, à ceux qui criaient au mensonge.

Almanca:

Niedergang ist an diesem Tag für die Ableugnenden bestimmt!

Rusça:

Горе в тот день обвиняющим во лжи!

Açıklama:

Pages

Subscribe to 077. Mürselât - (Gönderilenler) Al-Mursalat—المرسلات