Ash-Shuara—الشعراء

 
00:00

veiẕâ meriḍtü fehüve yeşfîn.

Arapça:

وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ

Türkçe:

"Hastalandığımda O'dur bana şifa ulaştıran."

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Hastalandığım zaman bana O, şifâ verir.

Diyanet Vakfı:

Hastalandığım zaman bana şifa veren O'dur.

İngilizce:

And when I am ill, it is He Who cures me;

Fransızca:

et quand je suis malade, c'est Lui qui me guérit,

Almanca:

Und sollte ich krank werden, dann heilt ER mich.

Rusça:

Который исцеляет меня, когда я заболеваю,

Açıklama:
 
00:00

velleẕî yümîtünî ŝümme yuḥyîn.

Arapça:

وَالَّذِي يُمِيتُنِي ثُمَّ يُحْيِينِ

Türkçe:

"Beni öldürecek, sonra diriltecek O'dur."

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

O ki, benim canımı alacak, sonra diriltecektir.

Diyanet Vakfı:

Benim canımı alacak, sonra beni diriltecek O'dur.

İngilizce:

Who will cause me to die, and then to life (again);

Fransızca:

et qui me fera mourir, puis me redonnera la vie,

Almanca:

Und Derjenige, Der mich sterben läßt, dann mich lebendig macht.

Rusça:

Который умертвит меня, а потом воскресит,

Açıklama:
 
00:00

velleẕî aṭme`u ey yagfira lî ḫaṭîetî yevme-ddîn.

Arapça:

وَالَّذِي أَطْمَعُ أَن يَغْفِرَ لِي خَطِيئَتِي يَوْمَ الدِّينِ

Türkçe:

"Din gününde hatalarımı affetmesini umup durduğum da O'dur."

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Ve hesap günü, hatamı bağışlayacağını umduğumdur.

Diyanet Vakfı:

Ve hesap günü hatalarımı bağışlayacağını umduğum O'dur.

İngilizce:

And who, I hope, will forgive me my faults on the day of Judgment.

Fransızca:

et c'est de Lui que je convoite le pardon de mes fautes le Jour de la Rétribution.

Almanca:

Und Derjenige, von Ihm ich begehre, daß ER mir meine Verfehlungen am Tag des Din vergibt.

Rusça:

Который, я надеюсь, простит мой грех в День воздаяния.

Açıklama:
 
00:00

rabbi heb lî ḥukmev veelḥiḳnî biṣṣâliḥîn.

Arapça:

رَبِّ هَبْ لِي حُكْمًا وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ

Türkçe:

"Rabbim, bana hükmetme gücü/hikmet bağışla, beni hak ve barış seven iyiler arasına kat!"

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Ya Rab! Bana hikmet (hüküm) ver ve beni iyiler (zümresin)e kat.

Diyanet Vakfı:

Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

İngilizce:

O my Lord! bestow wisdom on me, and join me with the righteous;

Fransızca:

Seigneur, accorde-moi sagesse (et savoir) et fais-moi rejoindre les gens de bien;

Almanca:

Mein HERR! Schenke mir Weisheit und lasse mich den gottgefällig Guttuenden folgen!

Rusça:

Господи! Даруй мне власть (пророчество или знание) и воссоедини меня с праведниками!

Açıklama:
 
00:00

vec`al lî lisâne ṣidḳin fi-l'âḫirîn.

Arapça:

وَاجْعَل لِّي لِسَانَ صِدْقٍ فِي الْآخِرِينَ

Türkçe:

"Sonradan gelecekler arasında benimle ilgili doğru/isabetli bir dil oluştur."

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Sonra gelecekler içinde beni doğrulukla anılanlardan eyle!

Diyanet Vakfı:

Bana, sonra gelecekler içinde, iyilikle anılmak nasip eyle!

İngilizce:

Grant me honourable mention on the tongue of truth among the latest (generations);

Fransızca:

fais que j'aie une mention honorable sur les langues de la postérité;

Almanca:

Und gewähre mir eine Zunge der Wahrhaftigkeit bei den Nachkömmlingen!

Rusça:

Оставь обо мне правдивую молву в последующих поколениях!

Açıklama:
 
00:00

vec`alnî miv veraŝeti cenneti-nne`îm.

Arapça:

وَاجْعَلْنِي مِن وَرَثَةِ جَنَّةِ النَّعِيمِ

Türkçe:

"Beni, nimetlerle dolu cennetin mirasçılarından kıl."

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Ve beni naîm (nimeti bol) cennetin varislerinden eyle!

Diyanet Vakfı:

Beni, Naim cennetinin varislerinden kıl.

İngilizce:

Make me one of the inheritors of the Garden of Bliss;

Fransızca:

et fais de moi l'un des héritiers du Jardin des délices.

Almanca:

Und mache mich von den Erben der Dschanna desWohlergehens!

Rusça:

Сделай меня одним из наследников Сада блаженства!

Açıklama:
 
00:00

vagfir liebî innehû kâne mine-ḍḍâllîn.

Arapça:

وَاغْفِرْ لِأَبِي إِنَّهُ كَانَ مِنَ الضَّالِّينَ

Türkçe:

"Babamı da affet. Çünkü o, sapmışlardandır."

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Babamı da bağışla, çünkü o yanlış gidenlerdendir.

Diyanet Vakfı:

Babamı da bağışla (ona tevbe ve iman nasip et). Çünkü o sapıklardandır.

İngilizce:

Forgive my father, for that he is among those astray;

Fransızca:

et pardonne à mon père : car il a été du nombre des égarés;

Almanca:

Und vergib meinem Vater. Er war gewiß von den Irrenden.

Rusça:

Прости моего отца, ибо он был одним из заблудших!

Açıklama:
 
00:00

velâ tuḫzinî yevme yüb`aŝûn.

Arapça:

وَلَا تُخْزِنِي يَوْمَ يُبْعَثُونَ

Türkçe:

"Herkesin diriltileceği gün beni utandırma."

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

(İnsanların) diriltilecekleri gün, beni mahcub etme.

Diyanet Vakfı:

(İnsanların) dirilecekleri gün, beni mahcup etme.

İngilizce:

And let me not be in disgrace on the Day when (men) will be raised up;-

Fransızca:

et ne me couvre pas d'ignominie, le jour où l'on sera ressuscité,

Almanca:

Und lasse mich nicht erniedrigt werden an dem Tag, wenn sie erweckt werden.

Rusça:

И не позорь меня в День воскресения -

Açıklama:
 
00:00

yevme lâ yenfe`u mâlüv velâ benûn.

Arapça:

يَوْمَ لَا يَنفَعُ مَالٌ وَلَا بَنُونَ

Türkçe:

"Bir gündür ki o, ne mal fayda verir ne oğullar."

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

O gün ki ne mal fayda verir ne oğullar!

Diyanet Vakfı:

O gün, ne mal fayda verir ne de evlat.

İngilizce:

The Day whereon neither wealth nor sons will avail,

Fransızca:

le jour où ni les biens, ni les enfants ne seront d'aucune utilité,

Almanca:

An dem Tag, wenn weder Vermögen nützt noch Kinder,

Rusça:

в тот день, когда ни богатство, ни сыновья не принесут пользы никому,

Açıklama:
 
00:00

illâ men ete-llâhe biḳalbin selîm.

Arapça:

إِلَّا مَنْ أَتَى اللَّهَ بِقَلْبٍ سَلِيمٍ

Türkçe:

"Yalnız temiz bir kalple Allah'a varan kurtulur."

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır:

Ancak Allah'a temiz bir kalple gelenler o günde (kurtuluşa erer).

Diyanet Vakfı:

Ancak Allah'a kalb-i selim (temiz bir kalp) ile gelenler (o günde fayda bulur).

İngilizce:

But only he (will prosper) that brings to Allah a sound heart;

Fransızca:

sauf celui qui vient à Allah avec un cœur sain".

Almanca:

außer dem, der zu ALLAH mit einem reinen Herz kam."

Rusça:

кроме тех, которые предстанут перед Аллахом с непорочным сердцем".

Açıklama:

Pages

Subscribe to Ash-Shuara—الشعراء